(4721 S. K. m. 640, 702)
Hatice Çelik ile Hazine, Hamzaşeyh ve Kıldır Köyü Tüzel Kişilikleri aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Yıldızeli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.11.2004 gün ve 10/329 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın babası tarafından adına satın alındığını, 50 seneyi aşkın bir zamandan beri tek başına tasarrufta bulunduğunu açıklayarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, sebep açıklamaksızın davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tescil konusu taşınmazın babası tarafından kendisi için satın alındığını, zilyetliğini sürdürdüğünü bildirmiş ise de, yerel bilirkişi ve tanıklar eşine miras yoluyla intikal ettiğini, ölümü ile davacı ve çocuklarına kaldığını bildirmişlerdir. Bu durumda, davacı taşınmazın kendisi adına satın alındığını kanıtlamamış olmaktadır. Durum böyle olunca dava koşulunun gözönünde tutulması gerekir. Mahkemece yerel bilirkişi ve tanıkların sözlerinde geçen eşinin mirasçılık belgesi istenilmemiştir. TMK.nun 640 ve 702. maddesi hükümleri gözönünde tutularak davacıdan miras bırakanı ve eşinin mirasçılık belgesinin istenilmesi, ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi ise ve davada taksimde ileri sürülmediğine, göre böyle bir yer üzerinde mirasçılardan birinin zilyetliği tüm mirasçılar adına sürdürülmüş sayılacağından davanın dinlenme olanağı bulunmaz. Öncelikle davacıdan yakın miras bırakanı eşinin mirasçılık belgesinin istenilmesi, ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi ise yukarıdaki açıklamalar gözönünde tutularak davanın reddine, paylı mülkiyet durumunda ise o takdirde davacının payı oranında tescile karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yön düşünülmeden yazılı şekilde tescile karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 17.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy