(4721 S. K. m. 719)
Dava: Davacı-karşı davalı Cafer Karataş ile davalı-karşı davacı Hazine ve davalı Karaköprü Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.06.2005 gün ve 768/604 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde sınırları belirtilen 1960 parselin yaklaşık 10 dönümlük bölümünün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı Hazine vekili, asıl davanın reddine karar verilmesini savunmuş, karşılık dava yönünden ise davacının Hazineye ait tapulu taşınmaza elatmasının önlenilmesini istemiştir.
Davalı Belediye Başkanlığı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, karşılık dava niteliğindeki elatmanın önlenilmesi davasının ise reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı-karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava zilyetlik nedeniyle tapu iptali ve tescil, karşılık dava ise elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar ve mahkemece bozma kararında belirtilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapmak ve hüküm vermek yükümlülüğü ortaya çıkar. Bozma kararının açık ve ayrıntılı olmasına karşın bozma gerekleri eksiksiz olarak yerine getirilmiş değildir. Bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilebilmesi için diğer kazanma koşulları yanında taşınmazın niteliği itibariyle de kazanmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Teknik bilirkişinin 21.06.2005 günlü krokili raporundan dava konusu 1960 parselin ifraz gördüğü, bunun sonucu 2271, 2272 ve 2273 nolu parsellerin oluştuğu anlaşıldığı halde ifraz sonrası oluşan parsellerin tapu kayıtları getirtilmemiştir. Kadastro Müdürlüğü'nün 06.11.2000 günlü ve 260/2827 sayılı karşılık yazısında 1960 parselin kısmen sit alanında kaldığı bildirildiği halde buna ilişkin karar ve dayanağı belgelerin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dava konusu 1960 parselin ifraz görmesi sonucu oluşan parsellere ait tapu kayıt örneklerinin Tapu Sicil Müdürlüğü'nden istenilmesi, dava konusu taşınmazın kısmen sit alanında kaldığı bildirildiğinden buna ilişkin Koruma Kurulu kararı ile dayanağı olan belgelerin ve haritasının eksiksiz olarak bulunduğu yerden getirtilip dosya içerisine konulması, bunların yerel, teknik ve arkeolog bilirkişi aracılığı ile taşınmaz başında yapılacak keşifte yerlerine uygulanması, dava konusu taşınmazın sit alanı içerisinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, bu hususun teknik bilirkişiye krokili raporunda işaret ettirilmesi, arkeolog bilirkişiden konuya ilişkin ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, dava konusu taşınmazın 2863 sayılı Kanun kapsamına giren yerlerden olup olmadığının, buna göre de zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, kazanılacak yerlerden ise TMK. nun 719. maddesinin de göz önünde tutulması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy