(4721 S. K. m. 713)
Dava: M. D. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kayseri 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 12.07.2005 gün ve 869/546 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, miras, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine dayanarak 166 ada 68 ve 284 ile 227 ada 306 parselin tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar, tarla niteliği ile 04.05.1964 gün 151, 192 ve 317 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak tapu kayıtlarının uyduğu, taşınmazların 30 yılı aşkın süre D. D. işgalinde olduğu, 1963 yılında yapılan toprak komisyonu çalışmaları sırasında 2151, 2677 ve 4549 parsel olarak Hazine adına belirtildiği gerekçesi ile Hazine adına tespit edilmiş, kadastro tutanakları 11.07.2000 tarihinde kesinleşerek tapu kayıtları oluşmuştur.
Dava konusu taşınmazlar başında 05.07.2005 tarihinde yapılan keşifte dinlenen 1940 doğum tarihli yerel bilirkişi B. D. ile 1949 doğum tarihli davacı tanığı Hamdi Karakaya, taşınmazların 1950 yılından sonra 40 yılı aşkın süre tarım arazisi olarak kullanıldığını, miras ve taksim sonucu davacıya kaldığını, 1963 yılında yapılmış Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında köy orta malı ve Hazine arazilerinden işgal yolu ile kazanıldığı gerekçesi ile 1964 yılında Hazine adına belirtilmiş ve tapu kayıtları oluşmuştur. Yerel bilirkişi ve tanık; dava konusu taşınmazın son 40 yıllık tarımsal geçmişi hakkında bilgi vermişlerdir. Yerel bilirkişi ve tanığın yaşları dikkate alındığında tapu kayıtlarının oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolup dolmadığını bilebilecek durumda olmadıkları gibi mahalli bilirkişinin 1951 yılından sonraki zilyetliğe ilişkin bilgisi davacı tanığı H. K.'nın davacının zilyetliğinin keşif tarihi itibariyle 40 yıl öncesinden bu yana sürdüğünü ifade etmiş olmalarına göre Hazine adına tapu kaydının oluştuğu 1964 yılından geriye doğru 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy