(3402 S. K. m. 14)
Mehmet Çavuşoğlu ve müşterekleri ile Hazine ve Güzelyurt Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Hekimhan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.05.2004 gün ve 95/234 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 5878 parsele ait sınırlandırmanın iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 03.06.2003 günlü krokide A harfi ile gösterilen 25240 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, kadastro tutanağına göre kadim mer'a olması nedeniyle köy orta malı mer'a olarak tespit edilen dava konusu parsel kapsamında kalan uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünün davacılar, miras bırakanı ve satıcısı tarafından sınırlama tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği belirlenmiş bulunduğuna, kültür arazisi olarak tasarruf edildiği ziraatçı bilirkişi tarafından açıklandığına, sınırında yer alan diğer parseller senetsizden başka kimseler adına tespit ve tescil edilmiş olduğuna göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Davacılar vekili, tespitten önceki sebebe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı hiçbir belgeye dayanılmadığına, taşınmazın satın ve devralındığı 1986 tarihinden sınırlandırma tarihine kadar kazanmayı sağlayan süre geçmemiş bulunduğuna göre aynı çalışma alanında satıcı adına belgesizden tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy