(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17) (1086 S. K. m. 258, 259)
Dava: Yusuf Tokmak ile Hazine ve Okçuhan Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Malazgirt Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.07.2005 gün ve 36/76 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı yaklaşık 30000 m2'lik taşınmazı vekil edeninin 1973 yılında imar ve ihya ettiğini, o tarihten beri zilyet olduğunu açıklayarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği, uyuşmazlık konusu taşınmazın köy mer'ası olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bir taşınmazın imar ve ihya edilebilmesi için kolayca tarım yapılması mümkün olmayan toprakta oldukça zor, zahmetli ve gider gerektiren bir uğraşı verilmiş olması gerektiğini, yoksa sadece ham toprağın sürülmesi ya da taşların temizlenmiş bulunması veya bir yerde bina, duvar yapılması ve ağaç dikilmesi, emek ve para sarfı gerektirmesine rağmen imar ve ihya sayılamayacağını gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya koşullarına dayalı olarak TMK. nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17.maddeleri gereğince açılan tescil davasıdır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, imar ve ihya konusunda gösterdiği gerekçe de yasal dayanaktan yoksundur. Dosya arasında bulunan paftaya göre, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu bölüm kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici taşlık olarak bırakıldığı anlaşılmıştır. Bu tür bir yer imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olup, ancak imar ve ihya edilmesiyle kazanılması mümkün olabilecektir. Taşınmazın, 1971-1973 yıllarında yapılan kadastro çalışmaları sırasında hangi tarihte ve nedenle tespit dışı bırakıldığı, kamu hizmetine tahsis edilip edilmediği sorulmamış ve bu husus üzerinde durulmamıştır. Bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya yoluyla edinilebilmesi için diğer kazanma koşulları yanında taşınmazın nitelik itibariyle kazanılmaya elverişli bulunması ve ayrıca kamu hizmetine tahsis edilmemiş olması gerekir. Taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ne niteliğiyle ve hangi tarihte tespit dışı bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden, kamu hizmetine tahsis edilip edilmediğinin ise, Milli Emlak Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu 80, 81 ve 98 sayılı parsellerle ilgili olarak dava açıldığı dosyadaki kadastro tutanakları içeriğinden anlaşıldığından bu parsellere ait dava dosyaları, komşu 93 sayılı parsele ait kadastro tutanak ve ekleri ile varsa dayanağı tapu ve vergi kayıtları getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte komşu parsellere ait dayanak vergi ve tapu kayıtlarının teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar vasıtasıyla zemine uygulanması, komşu kayıtların dava konusu taşınmaz yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulması, teknik bilirkişiye krokisi üzerinde işaret ettirilmesinin sağlanması, uzman bilirkişi ziraat mühendisinden taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek taşınmazın niteliğini gösteren gerekçeli denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK. nun 258. ve 259.maddeleri gereğince keşifte dinlenmelerine çalışılması, imar ve ihyaya hangi tarihte başlandığı, ne şekilde sürdürüldüğü, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak belirlenmesi, 20 yıllık kazanma süresinin imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren başladığının düşünülmesi, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya yönelik bir karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy