(3402 S. K. m. 14, 16) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Muzaffer Öcal ve Ali Öcal ile Hazine ve Meram Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Konya 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.07.2005 gün ve 590/518 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine ve Meram Belediye Başkanlığı vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastro çalışmaları esnasında tespit harici bırakılan bir parça taşınmazın 1978 yılında babaları Arif Öcal'dan satın ve devralma ile kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeni ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar Hazine ve Meram Belediye Başkanlığı vekilleri, davaya konu taşınmazın yol olarak tespit harici bırakıldığını ve öncesinin kuzeyinde bulunan mer'anın uzantısı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 11.06.2004 günlü krokiye göre A harfi ile gösterilen 757 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacılar adına tesciline, B harfi ile gösterilen 47 m2 yüzölçümündeki bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalılar Hazine ve Meram Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Komşu 700 ve 701 parsellere ait kadastro tutanakları, pafta ve fenni bilirkişi raporuna göre dava konusu yer 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak bırakılan bir yerdir. Davacılar satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuş, tanıklar öncesi itibariyle yol olan bölüm üzerinde 1963 yılından beri davacıların babası Arif ve davacıların kendi adlarına kayıtlı 700 parselle birlikte tasarrufta bulunduklarını bildirmişlerdir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesine göre yol, meydan gibi orta malı yerler paftasında gösterilmek suretiyle belirtilir. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre dava konusu yerin öncesi itibariyle herkesin gelip geçmek suretiyle kullandığı yol olduğu belirlenmiştir. Böyle bir yer terk edilmedikçe veya güzergah değişikliği nedeniyle yol olmaktan kurtulmadıkça kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olmaz. Bundan ayrı dava konusu taşınmaza komşu esası 701 parsel olan 946 ve 947 nolu parsellerin orijinal krokilerine göre de 700 sayılı parselin üç tarafı yol ile çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Öncesi itibariyle yol olan bu yerin terk edildiğine dair dosyada herhangi bir delil de mevcut değildir. Aksine taşınmazın krokiye göre B harfi ile gösterilen kısmı halen yol olarak kullanılmaktadır. Bu durumda böyle bir yer üzerindeki zilyetlik kazanma bakımından herhangi bir hak bahşetmez. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalılar Hazine ve Meram Belediye Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin A harfi ile gösterilen bölümünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Meram Belediye Başkanlığına iadesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy