(4721 S. K. m. 1023)
Dava: Cem Üstükarcı ile Hasan Aygın ve Özcan Bilişik aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Bursa 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.07.2005 gün ve 468/411 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Özcan Bilişik tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu 24 parselin bir bölümünün birbirini izleyen satış ve devirlerle 17.11.1987 tarihinde vekil edeni tarafından satın ve devralındığını, dava konusu taşınmazın daha sonra yapılan kadastro çalışmaları sırasında 249/488 payın satıcı Hasan Aygın, dava dışı 239/488 payın Ali Sedat Özden adına tespit ve tescil edildiğini, Hasan'ın 249/488 payını 13.09.2004 yılında davalı Özcan Bilişik'e tapuda satıp adına tescil ettirdiğini açıklayarak bu paya ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Özcan Bilişik, dava konusu payı tapu kaydına dayanarak iyi niyetle edindiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davalı Hasan hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı Özcan Bilişik adına yazılı paya ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Özcan Bilişik tarafından temyiz edilmiştir.
Öncesi itibariyle tapusuz olan 103 ada 5 parsel, 14.10.1996 tarihinde davalı Hasan Aygın ile dava dışı Ali Sedat Özden adına tespit edilmiş, 11.11.1999 tarihinde tapuya tescil edilmiş, uyuşmazlık konusu 249/488 pay 13.09.2004 tarihinde davalıya satılarak sicil oluşturulmuştur. Davacı vekili, uyuşmazlık konusu paylara tekabül eden miktarı 1987 yılında vekil edeninin satın ve devraldığını, kadastro tespitinin yanlış olduğunu belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Tapusuz olan bir taşınmaz satış ve devir bakımından menkul hükmünde sayılır. Bu yerin satış ve devri ile mülkiyeti alıcısına geçer. Somut olayda, Hasan Aygın'ın adına tespit ve tescil edilen taşınmaz bölümünü 17.11.1987 tarihinde davacıya satıp devrettiği toplanan deliller ve dosya içeriğiyle belirlenmiştir. Bu durumda, yapılan tespit hatalı olmuştur. Davalı tapu sicilindeki kayda dayanarak iyi niyetle edindiğini savunmuş ise de, tarafların aynı yerde oturmaları ve tanıdık kişiler olmaları nedeniyle davalıların bu yerin öncesi itibariyle davacıya ait olduğunu bildiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davalı iktisabında TMK. nun 1023. maddesi uyarınca iyi niyetli sayılmaz. Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriği gözönünde tutularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Özcan Bilişik'in temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 670,00 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2008,18 YTL'nın temyiz edenden alınmasına 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy