(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 427)
Dava: B. Y. ile H. G. aralarındaki elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının reddine dair Domaniç Sulh Hukuk Hakimliği'nden verilen 28.06.2005 gün ve 60/100 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazına davalının tel örgü çekmek suretiyle müdahalede bulunduğunu açıklayarak, davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, tel örgünün kal'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, sabit olmayan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Behiye Yaman tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK. nun 683. maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gereken ayni hakka dayalı müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davacı, B. Y. dava dilekçesinde davalı H. G.'ün güney tarafından taşınmazına 2-3 m kadar müdahale ettiğini ve tel örgüsü çektiğini belirterek müdahalenin önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuştur.
Usul yönünden yapılan incelemede; Mahkemece, davacı ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı şeklinde hüküm kurulmuş ise de, dava müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkin olup kesin nitelikli hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. HUMK. nun 427/2.fıkrası uyarınca sadece miktar ve değeri .... lirayı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu kararlara karşı kanun yolu açık olduğundan sözü edilen hükmün taşınmaz mallar hakkında uygulanması düşünülemez. Bu bakımdan mahkemenin bu yöndeki görüşünde isabet bulunmadığından dosyanın temyiz yönünden esastan incelenmesi gerekir.
Esas bakımından yapılan incelemede; Tarafların taşınmazlarının bitişik olduğu, belirlenmiş olup, yapılan keşifte davacının taşınmazının güney tarafta, davalıların taşınmazının ise kuzey tarafta yer aldığı, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davacı B. Y.'ın 2005 yılında taşınmazı satın aldıktan sonra kendi taşınmazıyla davalının taşınmazı arasına tel örgü çektiği, çekilen tel örgünün her iki taşınmaz arasında sınırı belirlemeye yönelik olduğu, keşif sırasında da tel örgünün sınırda yer aldığının anlaşıldığı, her iki tarafın taşınmazı arasında ayrıca tonç denilen yer üzerinde tel örgünün çekildiği, bu bakımdan tonç'un sınır teşkil ettiği, davalının davacının taşınmazına herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı yerel bilirkişi ve tanıklarca ifade edildiği, teknik bilirkişinin raporuna göre de tel örgünün tonç tabir edilen yer üzerinden çekildiği, tonç'un sınır olarak kabul edildiği, belirlenmiştir.
Sonuç: Şu halde; teknik bilirkişinin rapor ve krokisi ile keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları gözetildiğinde davalının, davacının taşınmazına yaptığı herhangi bir müdahalesi bulunmadığına göre, davacının yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL onama harcın peşin harçtan mahsubu ile artan 2,30 YTL'nın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy