(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Ahmet Durgun ile Hazine ve Sivricehüyük Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Kahramanmaraş 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.03.2005 gün ve 468/142 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın 20 yılı aşkın bir süreden beri vekil edeninin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu açıklayarak vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy tüzel kişiliğini temsilen köy muhtarı davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, teknik bilirkişi Rahmi Kayıran'ın 8.6.2004 günlü krokisinde sarıya taralı 15042.88 m2 lik taşınmaz bölümü hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır.
Mahkemece, kazanma koşullarının ve süresinin davacı yararına oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmuş ise de, ada ve parsel numarası bildirilmediğinden cevap verilmesinin mümkün olmadığını bildirmiştir. Hazine vekili, savunmasında taşınmazın çay yatağı olduğunu, bu nedenle jeolog dinlenmesi gerektiğini bildirdiği halde bu husus üzerinde durulmamıştır. Ayrıca, teknik bilirkişi krokisinde taşınmazın miktarının 15042.88 m2 olarak gösterildiği, mahkemece bunun kabulüne karar verildiği, raporun gerekçe bölümünde ise ölçülen miktarın 15.429.88 m2 olduğu açıklanmıştır. Rapor ve kroki bu haliyle çelişkili olup TMK. nun 713/7. fıkrasına aykırılık teşkil eder ve infazda duraksamaya yol açar niteliktedir. Doğru sicilin oluşması esastır. Bu bakımdan teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenmek suretiyle uyuşmazlık konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, dosyadaki bilgileri de ve uzman bilirkişi ziraat mühendisinin raporunda, taşınmaz ile dere arasında bir kot farkından söz edilmediğinden uzman bilirkişi jeoloji mühendisi aracılığıyla mahallinde yeniden keşif yapılmasına, taşınmazın dere yatağından elde edilen yerlerden olup olmadığı, niteliği ve toprak yapısı konusunda bilirkişiden rapor istenmesine, yeniden yapılacak ölçüm sonucu taşınmazın gerçek miktarını gösterir ölçekli krokinin teknik bilirkişiden alınmasına, önceki bilirkişinin rapor ve krokisindeki çelişkinin giderilmesi, ondan sonra toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy