(4721 S. K. m. 713)
Dava: Mehmet İnal ile Hazine ve Karacalar Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Manavgat 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.11.2004 gün ve 236/760 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastroca tespit dışı bırakılan yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 25.9.2003 günlü krokide A harfi ile gösterilen 9913.85 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmazın imar-ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiği ve dava tarihine kadar davacı tarafından 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından, kültür arazisi niteliğinde bulunduğu ziraatçi bilirkişi, orman sayılmayan yerlerden olduğu ormancı bilirkişi tarafından açıklandığına ve uyuşmazlığın niteliğine göre yasal ilanlar ve incelemeler yapılmış bulunduğuna göre kuzeyinde yer alan 443 ve 424 parsellere uygulanan Ağustos 1320 tarih 6 nolu tapu kaydı ile 1937 tarih 57 tahrir numaralı vergi kayıtları dava konusu taşınmaz yönünü pelitli mezarlık olarak göstermekte ise de, bu yerde mezarlık bulunmadığı, bu haliyle metruk mezarlığa dönüştüğü belirlenmiş ve bu tür yerlerin zilyetlik yoluyla kazanılması mümkün bulunduğuna göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dava konusu taşınmaz 1968 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Mahkemece tespit dışı bırakılma tarihindeki niteliği araştırılmadığı gibi paftada getirtilip bu husus açıklığa kavuşturulmamıştır. Teknik bilirkişinin raporundaki açıklamalara göre bu yer çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yerdir. Ormancı bilirkişi bu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirtmiş ise de, orman sınırlamasının yapılıp yapılmadığı araştırılmamış ve buna ait belgeler getirtilmemiştir. Taşınmazın sınırında meşe ağaçları yer almaktadır. Bu durumda orman incelemesinin Orman İdaresine karşı yapılması gerekir. Bu nedenle TMK. nun 713/3. maddesi hükmü gözönünde tutularak davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi, taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihindeki niteliğinin Kadastro Müdürlüğünden sorulması, kadastroca düzenlenen pafta ile yetkili orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen orman sınırlamasına ait belgelerin getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra yerel, teknik ve ormancı bilirkişiler aracılığıyla dava konusu taşınmaza uygulanması, uzman bilirkişilerden gerekçeli rapor alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy