(1086 S. K. m. 428, 275)
Dava: Hasan Kemal (ölü), dahili davacılar Sultan Kemal ve müşterekleri ile Hazine ve Akçapınar Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Çemişgezek Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 20.10.2004 gün ve 76/67 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdığı taşınmaz üzerinde 40 yıldan fazla bir süre nizasız ve fasılasız zilyet olduğunu açıklayarak adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, fen memuru bilirkişilerin 18.12.2003 tarihli raporuna atıf yapılarak bilirkişilerin krokilerinde B harfi ile gösterdikleri yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Kadastro Müdürlüğü kadastro çalışmaları sırasında hangi nedenle dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakıldığının bilinmediğini bildirmişse de, dosyada mevcut orijinal pafta suretinden taşınmazın "tapulamaya tabi olmayan arazi" olarak vasıflandırılıp tespit dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, mahallinde keşif yapılmış, fen memuru bilirkişiler dinlenmiş, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın niteliği üzerinde inceleme yapılması, davacının zilyetliğini ne şekilde sürdürdüğünün belirlenmesi bakımından ziraat mühendisi bilirkişinin bilgisine başvurulmamıştır. HUMK. nun 275. maddesine göre çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişinin görüşünü almalıdır. Ayrıca, fen memuru bilirkişilerin raporuna göre taşınmaz Keban Barajı gölüne sınır olarak bulunmaktadır. Taşınmazın bu haliyle tarıma elverişli olup olmadığının belirlenmesi, Keban Barajı göl sahasına tecavüzü olup olmadığının açıklanması bakımından da jeolog bilirkişinin raporuna ihtiyaç bulunmaktadır. Eksik incelemeyle karar verilemez.
Mahallinde yapılan keşfi müteakip rapor hazırlayan bilirkişilerin açıkladıklarına göre, davacının tescil talep ettiği ve krokide A harfi ile gösterilen yer DSİ adına kamulaştırılan 590 parselin içerisinde kalmaktadır. Mahkemece, davacının 590 parsel içerisinde kalan A harfi ile gösterilen yere ilişkin tescil talebi hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy