(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 713, 763, 985, 1023, 1024)
Dava: Ferhat C. ve müşterekleri ile Ziyade H.aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Şefaatli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.07.2005 gün ve 83/115 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, uyuşmazlık konusu 3924 sayılı parselin ilk maliki Hüseyin oğlu Sabri H.'dan 1985 yılında Mehmet C. tarafından satın alındığını, kadastro sırasında Ziyade H. adına kadastro tutanağı düzenlendiğini, kesinleşmesi sonucu tapu oluştuğunu açıklayarak davalı adına bulunan tapu kaydının iptaliyle vekil edenleri adına 1/6'şar pay oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap layihasında, taşınmazı 31.05.1999 tarihinde tapuda satın aldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini bildirmiş, daha sonra yargılama oturumlarına katılan vekili ise, vekil edeninin iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik, 01.10.1985 tarihindeki satın alma ve taksim hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Uyuşmazlık konusu 3924 sayılı parsel, 24.07.1995 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında senetsizden Hüseyin oğlu Sabri H. adına tespit edilmiş, tapu kaydı oluşmuştur. Dosya arasında bulunan parselin tapu kaydına göre ise, 31.05.1999 tarihinde tapuda yapılan satış ve devirle taşınmaz davalı Ziyade H.'ya intikal etmiştir. Dava açıldığı sırada taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davacılar uyuşmazlık konusu taşınmazı, dosya arasında bulunan 01.10.1985 tarihli harici satış senediyle babaları Mehmet C. tarafından taşınmazın önceki maliki Hüseyin oğlu Sabri H.'dan satın alındığını, halen taşınmazı kullandıklarını, mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu taşınmazın davacılara geçtiğini belirtmek suretiyle iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın Sabri H.'ya ait olduğunu, 1985 yılında yapılan harici satış ile davacıların murisine geçtiğini, daha sonra davacılara intikal ettiğini ve tasarruf edildiğini, her ne kadar davalı tarafından satın alınmış ise de, taşınmazda tasarrufu bulunmadığını bildirmişlerdir. Teknik bilirkişi de satış senedinin ikinci sırasında bulunan bölümün dava konusu yere ait olduğunu ve taşınmaza uyduğunu raporunda açıklamıştır. Taşınmazın öncesi tapusuz bir yerdir. Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar satış ve devir bakımından menkul (taşınır) mal niteliğinde olup, TMK. nun 763 ve 985. maddeleri gereğince mülkiyet devir ve teslimle alıcısına geçer. Davacılar ve murisleri satın aldıkları 1985 yılından itibaren ve halen taşınmazı kullandıklarına göre, kadastro çalışmalarından önce taşınmazın mülkiyetinin davacılara ve murisine geçtiğinin kabulü gerekir. Davalı Ziyade; Sabri H.'nın gelini olup, aynı evde birlikte oturdukları taşınmazın kayınpederi Sabri tarafından davacıların murisine satıldığını bilecek ve bilmesi gereken kişi durumundadır. Bu bakımdan yerel mahkemenin de vurguladığı gibi, davalının TMK. nun 1024. maddesi uyarınca aynı Kanunun 1023. maddesinden yararlanması ve iyi niyetli bulunması düşünülemez.
Sonuç: Toplanan tüm deliller ile mahkemenin kabul kararı vermesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 102,60 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 102,60 YTL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy