(3402 S. K. m. 14, 16, 17) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Osman Ersöz ile Hazine ve Pekmezli Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Tufanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 08.07.2005 gün ve 90/80 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın vekil edenine miras bırakan babasından taksimen kaldığını açıklayarak, 104 ada 1 parsele eklenerek olmazsa, ayrı parsel numarası ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, tescil konusu taşınmazın kadim yol olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Pekmezli Köyü Tüzel Kişiliğini temsilen köy muhtarı, yolun davacının rızası ile genişletildiğini açıklamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın zemindeki yolla bütün oluşturduğu ve köylülerce kullanılan yol olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmüne göre yol, meydan ve köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesi bir kadastro işlemi olup, kadastro tutanağı düzenlenmediği için böyle bir işlem tespit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle bir yerin TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuya tesciline karar verilmesi için Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarına göre haritasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda dava konusu taşınmaz, kadastro müdürlüğünden sorulmamakla birlikte komşu parsel tutanaklarına göre 1999 yılında paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle belirtilmiştir. O tarihten 24.06.2004 dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de verilen red kararı sonucu itibariyle doğru olmaktadır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 26.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy