(1086 S. K. m. 258, 259, 265) (4721 S. K. m. 6, 683)
Dava: M. Karahaydar ile H. Karahaydar aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair İskilip Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.09.2004 gün ve 42/285 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak da davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.05.2005 salı günü tayın edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat C. Koca ve karşı taraftan davacı vekili Avukat R. Pek geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeninin kardeşi B.'la birlikte 1979 yılında A. Karaman isimli kişiden satın ve devraldığını, 2001 yılında üzerine bina yaptığını, dava konusu yere davalının sahiplenmeye kalkıştığını belirterek elatmanın önlenmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı H. vekili, dava konusu taşınmazın bir bölümünün vekil edenine miras yoluyla intikal ettiğini, bir bölümünü de 1976 yılında A. Kahraman'dan satın aldığını, üzerine ev yaptığını, davacının bu yer üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, davacı vekili hükmü esas bakımından, davalı vekili gerekçe ve avukatlık ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı vekili dava konusu taşınmazın vekil edeni tarafından satın alındığını ileri sürmüş, davalı vekili taşınmazın bir bölümünün miras yoluyla, bir bölümünün de üçüncü kişiden satın alındığını savunmuştur. TMK. nun 6. maddesi hükmü uyarınca herkes iddiasını kanıtlamakla mükelleftir. Somut olayda; davacı vekilinin taşınmazın vekil edeni tarafından satın alındığını, davalı tarafın da miras yoluyla intikal ve satın alma olgusunu kanıtlaması gerekir. Dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının taşınmazın satın alınması yönündeki beyanları yetersiz olup, yapılan ev ve satılan malzemelere ilişkin bulunmaktadır. Tanık olarak dinlenen davacının kardeşi, davalının oğlu B. her ne kadar davacı lehine anlatımda bulunmuş ise de davada hukuki menfaatinin bulunması nedeniyle beyanları yeterli görülmemiştir. Tüm bu açıklamalar gözönünde tutularak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının HUMK. nun 258. maddesi hükmü uyarınca davetiyeyle çağrılarak aynı kanunun 259. maddesi hükmü uyarınca taşınmaz başında dinlenilmeleri, iddia ve savunma çerçevesinde satın alma ve intikal yönünden bilgilerine başvurulması, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde aynı kanunun 265. maddesi gözönünde tutularak bu hususun giderilmesine çalışılması gerekmektedir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunmaktadır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Az öncede açıklandığı üzere davalı vekili hükmü gerekçe ve avukatlık ücreti yönünden temyiz etmiştir. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre dava konusu taşınmaz üzerindeki evin birlikte yapıldığı anlaşıldığına göre bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde değil ise de, taşınmazın değeri yönünden yerel ve teknik bilirkişilerin beyanları arasındaki farklılık giderilmeden, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri belirlenip, hüküm tarihindeki tarife uyarınca avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekmektedir.
Davalı vekilinin avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunmaktadır.
Sonuç: Davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL. Avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya, aynı şekilde 400 YTL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve istekleri halinde 10,10 YTL peşin harcın davacıya, 22,00 YTL peşin harcın da davalıya iadelerine 10.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy