(3402 S. K. m. 12)
Dava: Ertan Dede ve müşterekleri ile Ayşe Birinci ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Çatalca 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 08.04.2003 gün ve 23/88 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.02.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Erkan Dede ve müşterekleri vekili Avukat Hikmet Çetin gelmedi. Karşı taraftan Hasibe Esen ve müşterekleri vekili Avukat Yakup Şakar geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Erkan Dede ile Vasfiye Dede, dava konusu 284,286,294 ve 295 parsellerin dava dışı 285 parsel ile bütün olarak kök miras bırakan Mustafa Dede'ye ait iken ölümü ile yakın miras bırakanları Vesile ile davalıların yakın miras bırakanları olan diğer iki çocuğuna kaldığını, tamamı 1840 m2 olan taşınmazdan Vesile'ye 1/3 pay karşılığı olan 615 m2 yüzölçümlük taşınmazın düştüğünü, Vesile'den de tek mirasçısı davacı Vasfiye'ye kaldığını, davacı Vasfiye'nin miras payını diğer davacı Erkan Dede'ye sattığını, ancak dava dışı 285 parsel ile 192 m2'lik yerin kendilerine verildiğini eksik kalan 421 m2'lik kısmın dava konusu taşınmazlar ile davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazların iptali ile 421 m2'nin Erkan Dede adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Yargılama sırasında ölen davacı Vasfiye'nin mirasçıları davaya katılarak aynı yönde istekte bulunmuşlardır.
Bir kısım davalılar ile vekilleri, on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, aynı yerler hakkında kesin hüküm bulunduğunu, davacı Vasfiye'nin 21.5.1975 tarihli belge ile payını aldığını ve başka hakkının kalmadığını belirttiği, aldığı payında dava dışı 285 parsel ile kızı adına tespit ve tescil edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, 295 parsel yönünden dava tarihi itibarıyla 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile diğer davalı parseller yönünden ise kesin hüküm ve kanıtlanamaması gerekçesi ile reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Erkan Dede ile katılan mirasçı Mehmet Süreyya Çağa vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, kadastrodan önceki hukuki nedene dayanarak dava konusu 295 parselin tapu kaydının iptali ile davacı Erkan Dede adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Dava konusu 295 parsel ait tutanak 27.10.1980 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 20.1.1994 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık hak düşürücü süre olumsuz dava koşulu olup, tüm def'i ve itirazlardan önce nazara alınır. Davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görüldüğünden bu parsel hakkındaki temyiz itirazlarının açıklanan gerekçeler ile reddine karar verilmemsi gerekmiştir.
284, 286 ve 294 parseller hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazların ortak kök miras bırakanı Mustafa'dan kaldığında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çatalca 2. Kadastro Mahkemesinin 1987/47 E. 1991/311 K. sayılı dava dosyasında davacı Vasfiye Dede, görülmekte olan dosyanın davalılarından Ayşe Birinci ile bir kısım davalıların yakın miras bırakanı Yaşar Esen aleyhine açtığı davada, aynı hukuki sebebe dayanmak sureti ile 284,286 ve 294 parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Yapılan yargılama sonunda verilen 25.12.1992 tarihli karar ile 284 ve 286 parseller hakkındaki davasının reddine,294 parsel hakkında ise görevsizlik kararı verilmiş, söz konusu hüküm onanmak sureti ile 6.5.1994 tarihinde kesinleşmiştir. Bu hüküm anılan taşınmazlar bakımından davacı Vasfiye yönünden kesin hüküm olur. Bundan ayrı; usulüne uygun olarak düzenlenmiş olan ve geçerliliği hususunda itiraza uğramayan 21.5.1975 tarihli anlaşma senedinde davacı Vasfiye Dede, dedesinden annesi Vesile'ye ondan da tek mirasçısı olan kendisine kalan ve mevkii ile sınırları gösterilen taşınmaz hakkında diğer mirasçılar ile anlaşarak 220 m2 yerini aldığını, başka hiçbir hakkının kalmadığını belirtmiştir. Fen bilirkişisinin raporundan söz konusu anlaşma senedinin davaya konu taşınmazlar ile dava dışı 285 parseli bütün olarak kapsadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin 284, 286 ve 294 parseller hakkındaki temyiz itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin tüm temyiz isteklerinin reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarih de yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalılar Habibe Esen ve müştereklerine verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 7,90 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,30 YTL'nın temyiz edenden alınmasına, 01.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy