(4721 S. K. m. 640, 713) (743 S. K. m. 639)
Dava: Yusuf Keleş ile Hazine, Ballıca Köyü Tüzel Kişiliği ve TEDAŞ Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Of Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.07.2004 gün ve 9/213 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları belirtilen taşınmazın vekil edeninin zilyetliğinde olduğunun tespitine, birleştirilen 2004/16 E. sayılı dava dosyası ile de aynı yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi ile davalı TEDAŞ vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Davalı Belediye Başkanlığı, yargılama oturumlarına katılmamış, cevap ve delil bildirmemiştir.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 16.07.2002 günlü krokide gösterilen 5481, 65 m2 yerin davacı adına, 08.07.2002 günlü krokide gösterilen 25,00 m2 pilon yerinin ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından sebep açıklanmaksızın temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın MK. nun 639 (TMK.nun 713/1.) maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın davacıya miras bırakan babasından kaldığı yerel bilirkişi ve tanık tarafından ifade edilmiş ve taksim hakkında bir açıklama yapılmamış olduğuna göre davacıdan miras bırakan babası Süleyman'a ait mirasçılık belgesinin istenilmesi, ölüm tarihine göre tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup da davacıdan başka mirasçı var ise yöntemine uygun bir biçimde muvafakatleri (olurları) alınmak suretiyle davaya katılmalarının sağlanması veya TMK. nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir temsilci atanarak onun huzuru ile yargılamaya devam edilmesi, dava koşulu yerine getirildikten sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekir.
Dava tapusuz taşınmazın TMK. nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkin bulunduğundan anılan maddeye göre bir yerin tapuya tesciline karar verilmesi için öngörülen koşulların da araştırılıp belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, anılan maddede öngörülen hususlar gereği gibi araştırılıp belirlenmemiştir. Dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı, bu yerde kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihte ve nedenle tespit dışı bırakıldığı sorulmamıştır.
Bundan ayrı, taşınmazın sınırından Of - Çaykara Devlet karayolu geçmektedir. TMK.nun 713/3. fıkrası hükmü gözönünde tutularak davanın ilgisi yönünden Karayolları Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi, mevcut ise kamulaştırma haritası ve dayanak belgelerin getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra taşınmazın bulunduğu yerde yerel, teknik, jeolog ve ziraatçi uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması, taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, sınırında yer alan dere ve Devlet karayoluna bir elatmanın olup olmadığı hususunda teknik ve jeolog uzman bilirkişilerden, taşınmazın niteliği yönünden ziraatçi uzman bilirkişiden rapor alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Ayrıca, irtifak hakkı tesisi yönünden herhangi bir istek bulunmadığı halde Tedaş lehine irtifak hakkı tesisine karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy