(3402 S. K. m. 14)
Dava: Veli Avcı ile Hazine, Ekinova Köyü Tüzel Kişiliği, katılan davalı ve Mustafa Erden aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Sandıklı Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 20.07.2005 gün ve 75/737 sayılı hükmü Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili ile katılan davalı Mustafa Erden vekilinin taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeni adına tapuda kayıtlı 1277 ve 1278 parseller arasında kalan taşınmaz bölümüne 40 seneyi aşkın bir zamandan beri zilyet olduğunu açıklayarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davaya katılan Mustafa Erden, tescil konusu taşınmazın sınırında yer alan 1279 parsel nedeniyle bu yerden yararlandığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 22.04.2004 günlü krokide belirtilen 26.60 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile davaya katılan Mustafa Erden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının tescil isteğinde bulunması üzerine Mustafa Erden taşınmazın sınırında adına tapuya kayıtlı 1279 parsel nedeniyle bu yerden yararlandığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Adı geçen kişi tescil isteğine karşı koymuş olup tescile itiraz davacısı durumundadır. Bu durumda adı geçen kişiden gerekli dava harçları alınıp taraf hükümlerinin uygulanması gerekmektir. Dava harçları alınmadan yargılamaya devam edilmiş olması davaya katılan yönünden doğru olmamıştır. Gerekli dava harçları alınmadan, taraf durumunu alamıyan tescile itiraz davacısı Mustafa Erden'in hükmü temyize yetkisi de bulunmamaktadır. Ancak aşağıda açıklanacağı üzere dava redde mahkum olup bu yön ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.
Tescili istenilen taşınmaz bölümü 1971 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak bırakılan bir yerdir. Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide de taşımazın kuzey ve doğusunda davacıya ait 1277 ve 1278, güneyinde de davaya katılma isteğinde bulunan Mustafa Erden'in 1279 parseli yer almakta olup, batı tarafı da dava konusu yer gibi yol olarak bırakılan yere açılmaktadır. Paftasında yol olarak bırakılan bir yerin TMK. nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca kazanılabilmesi için yol olmaktan çıktığı veya terk edildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekir. Dava konusu yerin tespit dışı bırakıldığı 1971 yılından bu yana davacı ve komşu parsel sahipleri tarafından gelip geçmek suretiyle tasarruf edilen bir yer olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davacının bu yerden tek başına yararlandığı, zilyetliğinin malik sıfatıyla geçtiği kabul edilemez. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda açıklanan hususlar gözönünde tutulmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde katılan davalıya iadesine, 13.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy