(4721 S. K. m. 713)
Dava: Hacı Ömer Özer ve Murat Özer ile Hazine, Topaklı Köyü Tüzel Kişiliği ve Gölbaşı Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Gölbaşı-Ankara Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.09.2005 gün ve 675/602 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 40 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastroca tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaz bölümlerinin vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerlerin zilyetlikle kazanılamayacak köy meydanı olduğunu belirterek davanın reddine, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Gölbaşı Belediye Başkanlığı vekili ve Topaklı köyü temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların davasının kısmen kabulüne, 13.6.2005 günlü krokide A harfiyle gösterilen 19949 m2 yer ile, 12.6.2000 tarihli krokide C harfi ile gösterilen 2100 m2 yerin davacılar adına, 13.6.2005 günlü krokide B, C ve D harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmazların TMK. nun 713/1. maddesi uyarınca tesciline ilişkindir.
Tescil konusu taşınmazlar 1950 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında köy boşluğu ve taşlık niteliğiyle tespit dışı bırakıldığı bildirilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, tescil konusu yerlerin 1975 yılında davacıların babası Satılmış'ın taşlarını temizlemek suretiyle tarla haline getirdiğini, daha sonra çocukları arasında taksim etmek suretiyle bu yerleri davacılara verdiğini, dava tarihine kadar davacı ve miras bırakanlarının 20 yıldan fazla süreyle zilyet olduğunu, ziraatçi uzman bilirkişiler A harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün uzun yıllar imar ve ihyası yapılmış kültür arazisi niteliğinde bulunduğunu, C harfi ile gösterilen bölümünde bahçe niteliğinde bulunduğunu bildirmesi üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Krokide A harfi ile gösterilen tescil konusu taşınmazın doğusunda yer alan 137 parsele uygulanan 873 numaralı vergi kaydıyla, 138 parsele uygulanan 868 nolu vergi kayıtları dava konusu taşınmaz yönünü mer'a kuzeybatısında yer alan 122 parselinde güneyi mer'a olarak yazılıdır. Dava konusu taşınmazların tespit dışı bırakılma nedeni ve paftadaki konumları gözönünde tutulmak suretiyle niteliklerinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin süreci ve niteliğinin belirlenmesi bakımından bu yere ait hava fotoğrafı ve topografik haritaların bulundukları yerlerden, tahsisli mera norm kararı ve haritası olup olmadığının İl Özel İdare Müdürlüğünden getirtilmesi, ondan sonra yerel, teknik bilirkişiler aracılığıyla yerlerine uygulanması, numaraları açıklanan vergi kayıtlarının davacılar ve miras bırakanlarıyla bağlantısının araştırılıp belirlenmesi, tanıklardan bu yerin ve çevresinin kadim mera olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi, uzman bilirkişilerden gerekçeli rapor alınması, ondan sonra uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin hükmün ikinci bendine ilişkin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile bu taşınmazlara ilişkin hüküm bölümünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy