(4721 S. K. m. 501, 713/2)
Dava: O. Ö. ve müşterekleri ile M. oğlu Y. kayyumu Mal Müdürü H. Ş. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair i. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.06.2005 gün ve 153/83 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı kayyumu H. Ş. tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 123 ada 28 parselin 1/2 payının vekil edenlerinin miras bırakanı N. O., geriye kalan payında kim olduğu belirlenemeyen M. oğlu Y. adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın 100 seneyi aşkın bir zamandan beri vekil edenleri ile miras bırakanının zilyetliği altında bulunduğunu belirterek M. oğlu Y. payının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Kayıt maliki M. oğlu Y.'un kayyumu Mal Müdürü, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, kayıt malikinin kayyumu tarafından temyiz edilmiştir.
1451.49 m2 yüzölçüme sahip 123 ada 28 parsel 13.9.1985 gün 15 ve Nisan 1304 tarih 460 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak 14.11.2000 tarihinde 1/2 payı M. oğlu N. O., 1/2 payı da M. oğlu Y. adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde tespit malikleri N. ve Y.'un ölü oldukları açıklanmıştır.
Dava, TMK.nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" denilmiştir.
Somut olayda; davacılar vekilince, kayıt maliki M. oğlu Y.'un tüm aramalara rağmen bulunamadığı bildirilmiştir. Dilekçenin içeriğine göre, davacılar TMK.nun 713/2. maddesinde yazılı ölüm sebebine dayanarak istekte bulunmuşlardır. Bu tür davalarda davanın kayıt malikinin mirasçılarına karşı açılması gerekir. Kayıt malikinin belirlenmemesi davanın mirasçılarına yöneltilmesine engel değildir. Mirasçılarının belirlenmesi, mirasçı bırakmadan ölmüş ise terekesinin Devlete kalacağı gözönünde tutularak uyuşmazlığın sona erdirilmesi gerekir. Taraf teşkili yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Öncelikle uyuşmazlık konusu payların kayıt maliki Y.'un mirasçılarını gösteren mirasçılık belgesinin istenilmesi, davanın onlara yöneltilmesi, iddia ve savunma çerçevesinde delillerin toplanıp sonucuna göre karar verilmesi, hiç mirasçı bırakmadan ölmüş ise TMK.nun 501. maddesi uyarınca terekesinin Devlete kaldığının gözönünde tutulması gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Kayıt malikinin kayyumu Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 19.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy