(3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Sebahattin Özalp ile Hazine ve Uzunbey Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Polatlı 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.09.2004 gün ve 371/554 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 29.01.1970 tarihinde 338 parsel sayılı taşınmazı Hazineden satın aldığını, bu taşınmazın çevresinde bulunan hudutlarını yazdığı 50 dekarlık yeri de taşlarını temizleyerek imar - ihya ettiğini, tarım arazisi haline getirdiğini, 30 yıldan fazla bir zamanı bulan olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden dava konusu yerlerin müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki hususlar dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
Dava konusu taşınmaz tapulama çalışmaları sırasında taşlık niteliğiyle tespit harici bırakılan yerlerdendir. Davacı, 338 numaralı parseli 29.01.1970 tarihinde satın alarak dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetliğe başlamıştır. Bu nitelikteki bir yerin zilyetlikle iktisabı için önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesine göre imar - ihya faaliyetlerinin tamamlanmasını müteakip zilyetlik süresinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine göre hesaplanması gerekir. Davacı şahitleri 1967 yılından itibaren davacının taşınmaz üzerindeki taşları toplayarak imar - ihya faaliyetlerini tamamladığını söylemişler ise de, 1967 yılında başlayan ve taşları toplamak suretiyle sürdürülen imar - ihya faaliyetinin hangi tarihte tamamlandığının net bir biçimde belirlenmesi gerekir. Bu konuda davacı şahitleri herhangi bir açıklamada bulunmamışlar, aksine bu faaliyetin en son 1995 tarihinde de yapılmaya devam edildiğini söylemişlerdir. Mahkemece, 1995 yılından sonraki imar - ihya faaliyetlerine ilişkin kısım yönünden fen memuru bilirkişiye krokide işaretleme yaptırılmış, 1995 yılına tekabül eden imar - ihya faaliyetlerine ilişkin hüküm kurulmamıştır. Ancak böyle bir yerin kullanım süresi ve niteliğinin en uygun belirlenmesi yöntemi hava fotoğraflarıdır.
Bu hava fotoğraflarının kadastrodan sonraki geçmiş yıllara ait en az iki ayrı zamana ait olması gerekir. Davacı 29.01.1970 tarihinde 338 parsel numaralı taşınmazı satın alarak bu yörede zilyetliğe başladığına göre 1970 yılı ve sonrasına ait iki ayrı zamana ilişkin 1/20.000 veya 1/25.000 ölçekli stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskop ile incelenmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; öğretim üyesi seviyesinde Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünden bir ziraat mühendisi, bir harita veya kadastro mühendisi ile bir jeologdan oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi marifetiyle 1970 tarihinden sonraki dönemde iki ayrı zamana ait hava fotoğraflarını getirtmek, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yapılarak taşınmazın niteliğinin ve imar - ihya faaliyetlerine ne zaman başladığının belirlenmesine çalışmak, davacı şahitlerinin yeniden beyanlarına başvurulup imar-ihya faaliyetlerinin başladığı ve tamamlandığı tarihi sorup belirlemek, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. madde hükümlerini birlikte değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy