(6831 S. K. m. 2) (4721 S. K. m. 5, 713) (3402 S. K. m. 13, 14) (442 S. K. m. 20, 34, 35)
Dava ve Karar: Davacı-karşı davalılar ..... ve ..... ile davalı-karşı davacı ....., davalılar Hazine, ..... Köyü Tüzel Kişiliği, ..... ve müşterekleri aralarındaki tescil, vasiyetnamenin tenfizi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Akçakoca Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 03.03.2006 gün ve 55/58 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar ..... ve ..... vekili, dava dilekçesinde ..... köyü, ....., köy içi, ..... kuyusu ve ..... mevkilerinde bulunan dört parça taşınmazın ..... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi, ....., ..... kuyusu ve ..... mevkilerinde bulunan taşınmazların Hazineye ait sırasıyla 3,1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar kapsamında kaldığını, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy tüzel kişiliğini temsilen köy muhtarı .....’a yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşı yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Davalı gerçek şahıslardan (..... mirasçılarından) ....., ....., ....., ..... ve ..... vekili davanın reddini istemişlerdir.
Davalılardan ….. ve ..... davayı kabul ettiklerini bildirmişler, diğer davalılardan ....., ..... ve .....'a ise dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Birleştirilen 2005/262 esas sayılı dosyasının davacısı ..... vekili, ..... mevkiinde bulunan taşınmazın muris ..... tarafından Akçakoca Noterliğinin 30.5.1984 tarih, 3352 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vasiyetname ile vekil edenine vasiyet edildiğini, vasiyetname gereği bu taşınmazın diğer mirasçılarla bir ilgisinin kalmadığını, Akçakoca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/299 esas sayılı dava dosyası ile vasiyetnamenin açılıp, okunduğunu, vekil edeninin mirasçı tayin edildiğini açıklayarak vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyet konusu tapusuz taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada, davalı olarak gösterilen ortak miras bırakan .....’in mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilmelerine karşın yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, ..... mevkiinde bulunan taşınmazın murisin vasiyetnamesi gereği birleştirilen davanın davacısı ..... adına tapuya kayıt ve tesciline, Köy içi mevkiinde bulunan taşınmazın 26.6.1986 tarih 4 nolu tapu ile muris ..... ve ....., ..... kuyusu mevkiindeki taşınmazın ise, 7.10.1938 tarih 4 sıra nolu tapu kaydıyla muris ..... adına tapuda kayıtlı bulunmaları nedeniyle tescil davasına konu yapılamayacağı ..... altı mevkiindeki taşınmazın da 1947-1948 yılları arasında yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları içerisine alındığı halde, 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Orman Kanunun 2.maddesi gereğince 1975 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sonucu orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olması nedeniyle her üç parça taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14.maddesi gereğince açılan tescil davası ile vasiyetnamenin tenfizi ve vasiyetname kapsamında kalan tapusuz taşınmazın tapuya kayıt ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları ile uzman ve teknik bilirkişilerin rapor ve krokilerinin kapsamlarına göre taşınmazların Hazine temsilcisi tarafından ileri sürüldüğü gibi Hazineye ait 3,1 ve 2 sayılı parseller kapsamında kalmadığı belirlenmiştir, Köy içi mevkiindeki taşınmaz, 26.6.1986 tarih, 4 sayılı tapu kaydıyla muris ..... ve ....., ..... kuyusu mevkiinde bulunan yer ise, 7.10.1938 tarih 4 sıra nolu tapu kaydı ile muris ..... adına tapuda kayıtlı bulunduğu saptanmıştır. Tapuda kayıtlı taşınmazların kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılarak tescil davasına konu yapılamaz. Aksi halde çifte tapuya sebebiyet verilmiş olur. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, kendiliğinden gözetilir. Bunlar dışında ..... (….) mevkiinde bulunan taşınmaz; 3116 sayılı Kanun gereğince 1947-1948 yıllarında yapılan orman kadastro çalışmalarında kesinleşen orman sınırları içerisinde kalan yerlerden olduğu halde, 1744 sayılı kanunla değişik, 6831 sayılı Orman Kanunun 2.maddesi uyarınca 1975 yılında yapılan çalışmalar sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmiş olması nedeniyle orman sınırları dışına çıkartıldığı anlaşılmıştır. Orman sınırları dışına çıkartılan bu gibi yerler 3402 sayılı Kadastro Kanunun 18.maddesi gereğince Devlete (Hazineye) kalan yerler olup, kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilemezler. Şu halde saptanan bu hukuki ve somut olgular karşısında davacı vekilinin sözü edilen üç parça taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi ile bu yerlere ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA,
Her ne kadar Köy Muhtarı ..... davalı sıfatıyla davada yer almış bu nedenle davalı Köy tüzel kişiliğini temsil edemez ve Köyü temsil etmek üzere köy derneğince bir temsilci atanması gerekirse de, üç parça taşınmazla ilgili dava redle sonuçlanmış olup, bu husus sonuca etkili bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin ..... mevkiinde bulunan ve vasiyete konu yapılan taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; gerçekten bu mevkide bulunan taşınmaz Akçakoca Noterliğinin 30.5.1984 tarih, 3352 yevmiye numarasıyla muris ..... tarafından oğlu .....’a vasiyet edildiği, Akçakoca Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.2.2005 gün ve 2004/299 esas, 2005/34 sayılı kararı ile vasiyetnamenin açılıp okunmasına karar verildiği saptanmıştır. Ancak, hüküm taraflara tebliğ edilmediğinden kesinleşmemiştir. Birleştirilen dosyanın davacısı ....., .....’ın diğer mirasçılarını hasım göstermek suretiyle vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin kararın tenfizi ile birlikte vasiyetnameye konu yapılan tapusuz taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Yararına mal vasiyeti yapılan .....’ın kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılarak taşınmaz edinebilmesi için öncelikle vasiyetnamenin açılıp okunmasıyla ilgili hükmün taraflara tebliğ edilerek kesinleştirilmesi ve bunun sonucunun beklenilmesi gerekir. Ancak bu halde ..... vasiyetname gereği tek başına mirasçılık sıfatını kazanabilir. İşte o zaman davalı-karşı davacı ..... vasiyetname gereği alacağı veraset belgesine ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil davası açma hakkını elde edebilir.
O halde; ..... vasiyetnamenin tenfiziyle birlikte tapusuz taşınmazın adına tescilini istediğine göre, öncelikle TMK.nun 713/3.fıkrası gereğince davanın Hazine ile ilgili kamu tüzel kişiliği durumunda bulunan ..... köyü tüzel kişiliğine yöneltilmesi, 442 sayılı Köy Kanununun 34-35.maddelerine göre, Köye karşı açılan davalarda davalı durumunda bulunan köyü, köy muhtarı temsil eder. Aynı davada köy muhtarı hem davacı, hem de davalı olamaz. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, 442 sayılı Kanununun 20.maddesi gereğince köy derneği tarafından davada köyü temsil etmek üzere bir temsilci seçmesi ve bu işlemin yapılması için durumun ilçe Kaymakamlığına bildirilmesi, köyü temsil etmek için seçilen temsilci davaya katıldığı taktirde delillerini bildirmesi için kendilerine süre ve imkan tanınması, böylece taraf teşkilinin sağlanması, bölgede kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise taşınmaz hakkında kadastroca ne gibi bir işlem yapıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorulması, teknik bilirkişinin krokisi de eklenmek suretiyle tescili istenen taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, zilyetlik maddi olaylardan olup yerel bilirkişiler dışında 3402 sayılı Kadastro Kanunun 13 ve 14.maddeleri gereğince aynı zamanda tanıklar aracılığıyla kanıtlanması gerektiğinden HUMK.nun 258 ve 259.maddeleri gereğince tanıkların keşifte dinlenmelerinin sağlanması, TMK.nun 713/4 ve 5.maddeleri uyarınca gerekli yerel ve gazete ilanlarının yapılması, 3 aylık sürenin beklenilmesi, kazanma süresi ve koşullarının açık bir biçimde araştırılması ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ..... mevkiinde bulunan taşınmaz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca sadece ..... mevkiinde bulunan taşınmaz bakımından BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 12,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 02.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)