(1086 S. K. m. 388, 389) (4721 S. K. m. 501, 713)
Dava: Y. ve müşterekleri, müdahil Hazine ile M. kızı H. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kırklareli Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 28.02.2006 gün ve 723/83 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 73 ada 10 sayılı parselin tapu kaydının TMK.'nun 713/2. maddesi gereğince iptaliyle vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı M. kızı H.'ye dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Davacı sıfatıyla davaya katılan Hazine vekili, 13.07.2001 günlü dava dilekçelerinde; son mirasçının Hazine olması nedeniyle taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, katılan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyedik ve TMK.'nun 713/2. fıkrasında açıklanan tapu kütüğünde malikinin kim olduğu anlaşılamayan hukuki sebebi ile TMK.'nun 501. maddesi gereğince son mirasçının Hazine olduğu hukuki sebebine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Uyuşmazlık konusu 73 ada 10 sayılı parsel M. kızı H. adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Davacılar vekili, tapu kütüğünde malikinin kim olduğu anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, Hazine vekili ise TMK.'nun 501. maddesi uyarınca son mirasçının Hazine olması nedeniyle iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dairenin 11.07.2005 gün 2005/4846-5286 sayılı bozma ilamında; Kayıt malikinin bilinmeyen bir kimse olduğu yolundaki mahkemenin kabulünün yerinde olmadığına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.02.2006 gün ve 2005/723 Esas 2006/83 Karar sayılı ilamında ise, yalnızca davacının davasının reddine karar verilmiş olup, Hazine'nin iptal ve tescil isteği konusunda herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Birbirinden bağımsız her istek ve dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur.
Şu halde, davacı sıfatıyla davcıya katılan Hazine vekili, TMK.'nun 501. maddesi gereğince Hazine'nin son mirasçı olduğu, bu nedenle taşınmazın Hazine'ye kaldığı gerekçesiyle davacıdan ayrı bağımsız bir istekte bulunduğuna göre mahkemece Hazine'nin bu isteği konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenle ve HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy