(3402 S. K. m. 1)
Dava: Ömer Sözer ve müşterekleri ile İsmail Sezgin ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kandıra Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.07.2007 tarih ve 3/34 s. hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma talebinin değer yönünden reddine karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, miras yolu ile intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak 141 ada 10 parsel s. taşınmazın dayanağı olan tapu kaydının iptali ile vekil edenleri ve miras bırakanın sair mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu uyuşmazlık hakkında kesin hüküm bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını istemiş ise de, dava konusu taşınmazın dava dilekçesinde bildirilen değeri gözönüne alınarak duruşma istemi reddedilmiş ve inceleme dosya üzerinden yapılmıştır.
Dava konusu 141 ada 10 parsel s. taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının incelenmesinde; 53.58 m2 yüzölçümlü ahşap iki dükkan vasfı ile Ağustos 306 tarih, 9 no'lu tapu kaydı ile Çarşı arkası ve çarşı cad. 1942 tarih, 131 ve 231 tahrir no.lu vergi kayıtlarına dayanılarak ve mülkiyetinin Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/157 esas s. dosyası ile davalı bulunduğu belirtilmek suretiyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespitinin yapıldığı, getirtilen tapu kaydında da malik hanesinin aynı biçimde açık olduğu görülmüştür. Bundan da anlaşılacağı üzere; dava konusu taşınmazla ilgili olarak kadastro işlemleri henüz tamamlanmamıştır. Kadastro işlemleri tamamlanmadığına göre kadastro tutanağı da kesinleşmiş olmaz. Kadastro tutanağı düzenlenmiş ancak kadastrosu tamamlanmamış taşınmazlara ait uyuşmazlıklara bakmak Kadastro Mahkemesinin görevine girer. 3402 s. Kadastro Yasasının 26/son maddesi hükmüne göre kadastro tutanağı düzenlenmekle görev, Kadastro Mahkemesine geçmiştir. Kadastro tamamlanmadıkça da görev durumunda bir değişiklik olmaz. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın görevli Kandıra Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle yazılı olduğu biçimde davanın sonuçlandırılması doğru olmamıştır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 13,10 YTL peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 01.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy