(4721 S. K. m. 644, 677, 701, 702, 706, 713) (2644 S. K. m. 26) (3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 92, 95, 151)
Dava: Musa Sarıoğlu ile Ayşe Yelbey ve müşterekleri ve dahili davalılar Mustafa Yelbey ve müşterekleri aralarındaki cebri tescil davasının reddine dair Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.12.2005 tarih ve 25/503 s. hükmün Yargıtayca tetkiki davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan 555 s. parselin vekil edeni tarafından haricen satın alındığını, üzerine ev yaptıklarını bu sebeple öncelikle harici satış ve zilyetliğe dayanılarak tapu kaydının iptaliyle vekil edeninin payı oranında adına tapuya kayıt ve tesciline, bu mümkün olmadığı taktirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak vekil edeni tarafından ödenen bedelin kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Halil Akyel, taşınmazın babası Kamil Akyel adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, kayıt malikinin ölümünden sonra Nizamettin Bal isimli kişinin çocukları Beytullah, Seyfullah Bal ile Tahir Demir'e satıldığını, tapuyu vermeye hazır olduğunu bildirmiş, davalılardan Güner İlhan, Ayşe Yelbey, Fikret Çakır ve Hatice Çakır'da yargılama sırasında alınan imzalı beyanlarıyla davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır.
Diğer davalılar ve davalılar yanında davaya katılanlara yöntemine uygun bir şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, tapulu taşınmazların TMK. nun 706, BK.nun 213 ve TK. 26. maddesi gereğince satışları resmi biçimde yapılmadığı sürece haricen yapılan satışların geçersiz olduğu ve hukuki sonuç doğuramayacağı, öte yandan kayıt maliki Kamil Akyel'in 1986 ve mirasçılarından Neriman Yelbey'in ise 1995 yılında öldükleri bu sebeple terekenin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle kademeli olarak açıklanan her iki istem hakkında davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 7.5.1995 günlü gayrimenkul harici satış senedi başlığını taşıyan satış belgesiyle, eklemeli zilyetlik gibi hukuki nedenlere dayanılarak TMK. nun 713/1 ve 3402 s. Yasanın 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ait tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmadığı taktirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak bedelin tahsili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, her iki istekle ilgili davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin bu görüşüne tam olarak katılmak mümkün değildir. 11.9.1972 gününde yapılan tapulama çalışmaları sırasında 555 s. parselin tapulama tutanağı düzenlenmiş, süresi içerisinde itiraz edilmeksizin tutanağın 20.9.1973 gününde kesinleştiği ve dosya arasında bulunan tapu kaydına göre de 18.7.2001 gününe yapılan imar çalışmaları sırasında 555 s. parselin imarın 249 ada 4 ve 250 ada 4 s. parsel numaralarını aldığı anlaşılmıştır. Dava konusu 250 ada 4 s. parsel, Yusuf oğlu Kamil Akyel adına tapuda kayıtlı bulunduğu ve kayıt malikinin davalıların miras bırakanı olduğu veraset belgesinden anlaşılmaktadır. Tapulama yoluyla tapu kaydı oluştuktan ve 1986 yılında kayıt maliki Kamil Akyel öldükten sonra dosya arasında bulunan ve davacıların dayandığı 3.5.1995 günlü gayrimenkul satış senedine göre taşınmazı satan Kamil'in mirasçılarından Nigar, Güner, Neriman ve Halil olduğu, ancak bunlardan Nigar ve Neriman'ın Alattin Akyel ve Mustafa Yelbey'i kendilerine vekil tayin etmeleri sebebiyle satışın Alaattin ve Mustafa tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Ne var ki, 23.12.2005 tarihli yargılama oturumunda bu konuda duruşma hakiminin davacı vekiline soru yöneltmesi üzerine davacılar vekili, "3.5.1995 günlü senette her ne kadar Alaattin Akyel'in Nigar Doğan, Mustafa Yelbey'in ise, Neriman Yelbey vekili olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu vekaletin yazılı bir belgeye dayanmadığını yalnızca onların yerine adı geçen kişilerin imza attığı anlamına geldiğini" açıklamıştır.
Şu durumda 3.5.1995 günlü satış senedinde vekil tayin eden kişilerin asiller tarafından verilmiş vekaletnameleri bulunmadığından ve kayıt maliki Kamil Akyel'in 9.5.1986 gününde ölmüş bulunması sebebiyle terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğundan TMK. nun 701 ve 702. maddeleri gereğince bir veya birkaç mirasçının bu tür bir taşınmazı satmaları hukuki bir sonuç doğurmaz. Yapılan satış bu yönüyle de geçersiz olup, tapulu taşınmazların TMK. nun 706, BK. 213 ve TK. nun 26. maddeleri gereğince haricen yani tapu dışı satış ve devirleri yasak olduğundan bu gibi satışların resmi memur huzurunda yapılması zorunludur. Bu bir geçerlilik koşuludur. Kamil mirasçılarından Neriman Akyel'in de 10.11.1995 gününde ölümüyle de terekesinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu açıktır.
Mahkemenin red gerekçesi kısmen yerinde ise de, 30.3.2004 tarihli yargılama oturumunda Kamil mirasçılarından Halil Akyel ile Güner İlhan ve Kamil mirasçısı Neriman Akyel'in çocukları Ayşe Yelbey, Fikret Çakır ve Hatice Küçük davayı kabul ettiklerini bildirmişler ve mahkemece HUMK. nun 151/son maddesine uygun olarak adı geçen davalıların imzaları alınmıştır. Sözü edilen madde hükmü gereğince imzaların davalıları bağladığında duraksamamak gerekir. Öte yandan HUMK. nun 92. ve 95. maddeleri gereğince kabul kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur ve açıklandığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Ne var ki davacı terekeye göre üçüncü kişi durumunda bulunmaktadır. TMK. nun 677. maddesinde
bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisini vermez. Yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar. denilmektedir. Taşınmaz elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğundan ve elbirliği mülkiyet TMK. nun 644. maddesi uyarınca paylı mülkiyete dönüştürülmedikçe satış sözleşmesinin ifası yani kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurması ve yerine getirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Ancak elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülmesi durumunda sözleşmenin ifası, somut olayda kabul beyanlarının yerine getirilmesi mümkün olabilmektedir. Bu bakımdan davayı kabul eden davalılardan Halil Akyel, Güner İlhan, Ayşe Yelbey, Fikret Çakır ve Hatice Küçük açısından 250 ada 4 s. parsel elbirliği mülkiyetinden çıkartılıp paylı mülkiyete dönüştürüldüğü sırada kabuller gözetilmek üzere adı geçenlere karşı açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bunlar açısından da davanın reddine karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün davayı kabul eden davalılar bakımından açıklanan sebeplerle HUMK. 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve 12,20 YTL peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 15.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy