(4721 S. K. m. 618, 713, 996, 999) (3402 S. K. m. 14, 16)
Gani Kara ile Hazine ve Soğucak Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Afşin Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.02.2007 tarih ve 296/78 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili ile Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın TMK. nun 713. maddesi gereğince vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline, davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davacı tarafından açılan davanın reddini savunmuş, karşı dava olarak taşınmazın mer'a olması sebebiyle Hazine adına mer'a niteliğiyle tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalı köy tüzel kişiliği vekili ise, davacının davasının reddine, taşınmazın mer'a olması sebebiyle köy tüzel kişiliği adına mer'a niteliğiyle tescili isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, dava konusu yerin mer'a olması sebebiyle davacı Gani Kara tarafından açılan tescil ve müdahalenin önlenmesi davası ile davalı köy tüzel kişiliği tarafından açılan tescil davasının reddine, teknik bilirkişinin 27.11.2006 tarihli raporuna ekli krokide A harfi ile işaretlenen 21.006,84 m2'lik taşınmazın mer'a niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı zağlayan zilyetlik, muristen intikal ve paylaşım hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1, 996 ve 3402 s. Kadastro Yasasının 14. maddesi uyarınca açılan tescil davası ile TMK. nun 618. maddesi gereğince açılan ayni hakka dayalı müdahalenin önlenmesi ve mülkiyet hakkına dayalı tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile uzman zirai bilirkişilerin raporlarına göre uyuşmazlık konusu yerin kadim mer'a niteliğinde bulunan yerlerden olduğu anlaşılmıştır. Mer'a içinde bir veya birkaç parça taşınmazın tesciline karar verilmesi halinde mer'a bütünlüğünün bozulacağı açıktır. Mer'a ve benzeri yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, bunlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmesi mümkün değildir. Çünkü yararlanma hakkı bulunanlara terk ve tahsis edilen orta mallardan sayılmaktadırlar. Bütün dosya kapsamıyla dava konusu yapılan yerin mer'a olduğu konusunda bir duraksama bulunmamaktadır. Bu sebeple davacı Gani Kara tarafından açılan tescil davası ile müdahalenin önlenmesi davasının reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin tescile ve müdahalenin önlenmesine yönelik bütün temyiz itirazlarının reddine hükmün bu kısmının ONANMASINA,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Hazine vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazın ham toprak niteliğinde bulunması sebebiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken mer'a niteliğiyle Hazine adına tescile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple hükmün bozulmasını istemiştir. Mer'aların mülkiyeti Hazine'ye ilişkin olup, kullanma hakkı ise ilişkin olduğu köy, belde ya da kasaba halkına aittir. TMK. nun 999. maddesinde özel mülkiyete tabi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ait tescili gerekli bir ayni hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kayıt olunamaz denilmiştir. Mer'a ve benzeri yerler de bu madde kapsamında açıklanan mallardan olduğundan, kaydedilmeyecek taşınmazlar arasında sayıldıklarından duraksamamak gerekir. Öte yandan 3402 s. Yasanın 16/B maddesi gereğince mer'a ve benzeri yerler orta malı taşınmaz mallar olarak sınırlandırılır. Parsel numarası verilerek ve yüzölçümü hesaplanarak bu gibi yerler taşınmaz mallar özel siciline yazılır. Açıklanan yasa maddeleri karşısında mer'aların özel mülkiyete konu olabilecek şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. İstem halinde dava konusu yerin mer'a olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi mümkün olabilirdi. Ne var ki yapılan incelemede davalı Hazine veya köy tüzel kişiliğinin böyle bir isteği bulunmadığı anlaşılmıştır Dava konusu yerin mer'a niteliğiyle Hazine adına özel mülkiyete konu olabilecek şekilde tescile karar verilmesi yukarda açıklanan ilkelere ve yasa maddelerine aykırıdır. Bu husus kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece kendiliğinden gözetilir. Çünkü mer'a ve benzeri yerler tescile tabi değildirler.
Şu durumda TMK. nun 999 ve 3402 s. Yasanın 16/B maddesi gereğince Hazine vekilinin tescil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken mer'a olan yerin özel mülkiyete konu olabilecek şekilde Hazine adına mer'a niteliğiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi doğru değildir. Davacı vekilinin bu yöne ait temyiz itirazları ise davacının yararlanma hakkı ve kamu düzeni ilkesi gözetildiğinde yerinde bulunmaktadır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddine, davacı vekilinin hükmün kabul bölümüne ait temyiz itirazları yukarda açıklandığı şekilde yerinde bulunduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün kabule ait bölümünün belirtilen sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 13,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 15,40 YTL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 25.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy