(3402 S. K. m. 26)
Dava: Hamza Perçin ve Nurettin Perçin mirasçıları; Ayşe Perçin ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Kazan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.05.2007 tarih ve 2/170 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, miras yolu ile intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak 971 parsel s. taşınmazın vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş; yargılamanın devamı sırasında davacılardan Nurettin Perçin'in 29.03.2006 gününde vefatı ile dava, mirasçıları tarafından verilen vekaletname ile devam ettirilmiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zilyetlik yolu ile kazanılamayacağını, davacılar ile murislerinin taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacılar lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne; dava konusu 971 parsel s. taşınmazın ½'şer paylarla davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı mahkemece istenilmemekle birlikte, getirtilen tapu kaydına göre; taşınmazın tarla vasfında olduğu, yüz ölçümünün yazılmadığı, davalı olduğu belirtilmek suretiyle malik hanesinin de boş bırakıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesinde bildirilen ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Arşiv Müdürlüğü'nün 09.03.2007 günlü yazı cevabına göre de imha edilmek üzere 09.03.1990 tarih, 1 no'lu karar ile Seka Genel Müdürlüğü'ne gönderildiği anlaşılan Ankara Tapulama Mahkemesi'nin 09.11.1970 tarih, 1970/275 E-947 K. s. dosyasına ait ilam örneğinin incelenmesinde; davacıların miras bırakanları Satılmış Perçin aleyhine 971 parselin tespitine itiraz edilerek Hazine ve bir kısım gerçek kişiler tarafından açılan davada; kadastro tutanağının kesinleştiğinden bahisle itirazın görev yönünden reddine, dosyanın Yenimahalle Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, yine Yenimahalle 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin gün ve numarası tam olarak okunamayan ilam örneğine göre de; davacı Hazine ile davalı Satılmış Perçin arasında görülen tescil davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Her ne kadar, Tapulama Mahkemesinin ilam örneğine göre, kadastro tutanağının kesinleştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, taşınmaz, tapu kaydında halen davalı yazılıdır. Bu halde kadastro işlemleri henüz tamamlanmamıştır. Kadastro tutanağı düzenlenmiş, ancak kadastrosu tamamlanmamış taşınmazlara ait uyuşmazlıklara bakmak kadastro mahkemesinin görevine girer. Kadastro tutanağı düzenlenmekle 3402 s. Kadastro Yasası'nın 26/son maddesi hükmüne göre görev kadastro mahkemesine geçmiştir. Kadastro tamamlanmadıkça da görev durumunda bir değişiklik olmaz.
Açıklanan sebeplerle mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dava dosyasının görevli Kazan Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın tescil davası olarak nitelendirilmesi suretiyle işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy