(3402 S. K. m. 14)
Dava: Mehmet Sıdık Hoşgör ile Hazine ve Dikenli Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Bismil Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.05.2007 tarih ve 175/56 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Dava konusu taşınmaz 100000 m2 yüzölçümünde olup, kadastro çalışmaları sırasında birliklerin sayısal değil de grafik olarak birbirleriyle irtibatlı çalışmadığından tespit dışı bırakıldığı Kadastro Müdürlüğü yazısından anlaşılmış olup, davacı bu taşınmazın tamamının adına tapuya tescilini istemiştir.
Mahallinde yapılan keşifte dinlenen ziraat mühendisi bilirkişi taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunu açıklamıştır. Mahalli bilirkişi taşınmazın tarla niteliğinde olduğunu ancak kimin tarafından zilyed edinildiğini bilmediğini söylemiş, şahitler davacının zilyetliği altında olduğunu açıklamışlardır.
Dava konusu taşınmaz yüzölçümü miktarı itibariyle büyük olup kadastro çalışmaları sırasında da kadastro işlemlerine tabi tutulmamıştır. Bu haliyle kadastro çalışmaları sırasında da gözönünde bulundurulması gereken ve bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme aracı olan hava fotoğraflarının bu taşınmaz bakımından da uygulanması gerekmektedir. Bu hava fotoğraflarının kadastrodan sonraki geçmiş yıllara ilişkin en az iki ayrı zamana ait olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için taşınmazın tespit dışı bırakıldığı gün Kadastro Müdürlüğünden sorularak belirlenmeli, dava gününden geriye doğru 20-25 yıl öncesine ilişkin 1/20000 veya 1/25000 ölçekli stereoskopik hava fotoğrafları getirtilmelidir. İki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafı bir stereoskop altında incelenirse arazinin üç boyutlu görüleceği taşınmazın sınırlarının belirlenebileceği ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir şekilde tespitinin yapılabileceği uzman öğretim üyelerinin yayınlarındaki görüşleridir. (Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Sadık Usta, Doç. Dr. Cihat Kütük, Doç. Dr. Mahmut Yüksel'in bu konudaki açıklamaları.) Mahkemece uyuşmazlığın net bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; öğretim üyesi seviyesinde Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünden Ziraat mühendisi, bir harita veya kadastro mühendisiyle, bir jeologdan oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle dava gününe göre 20-25 yıl öncesine ilişkin ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliğinin ve kullanım süresinin belirlenmesine çalışılması, dava tarihi ile dava konusu taşınmaz üzerinde zilyet edinmeye başlandığı gün arasında geçen sürenin tespit dışı kalma tarihi de dikkate alınarak zilyetlikle iktisap sağlayacak süreye ulaşıp ulaşmadığının belirlenmesi gerekir. Şahit ve bilirkişi sözleri ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarihle tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihi ayrı ayrı belirlendikten sonra iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirme yapılıp karar verilmelidir.
Dava konusu taşınmazın hangi köyün çalışma alanı içinde kaldığı, Dikenli ve Alibey Köyü paftaları mahallinde yapılacak keşifte fen memuru bilirkişi marifetiyle uygulanarak belirlenmesini müteakip davacının taşınmazın bulunduğu köyde zilyetlik yoluyla iktisap ettiği taşınmaz bulunup bulunmadığının 3402 s. Kadastro Yasasının 14. maddesi hükmüne göre Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması gerekir.
Dava konusu taşınmazın çevresinde bulunan taşınmazlara ilişkin kadastro tutanakları ve dayanağı belgeler getirtilip dava konusu taşınmaz yönünü ne biçimde okuduğunun araştırılması gerekirken mahkemece bu konuda da herhangi bir işlem yapılmaması doğru olmamıştır.
Ayrıca, taşınmazın doğusunda bulunan Abdullah Yağmur'a ilişkin ve aynı yer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/250 esas, 2002/40 karar s. dava dosyası getirtilerek dava konusu taşınmaz yönünü ne biçimde gösterdiği üzerinde de durulmalıdır. Eksik incelemeyle karar verilemez.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı olan hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy