(6831 S. K. m. 2, 17) (2709 S. K. m. 169, 170) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14) (6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik m. 26)
Dava: Mehmet G. ile Hazine, Yenicearmutçuk Köyü Tüzel Kişiliği ve dahili davalı Orman Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Gediz Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 07.11.2006 gün ve davalı Hazine vekili ile dahili Orman Genel Müdürlüğü temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı 3 parça taşınmazın vekil edeni Mehmet Gül adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ile Orman İdaresi temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Davalı Yenicearmutçuk Köyü Tüzel Kişiliğini temsilen Köy Muhtarı Halil İbrahim Topal 25.09.2000 tarihli keşifte açılan davaya bir diyeceği olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, Teknik Bilirkişi Hüseyin Yılmaz ve Orman Yüksek Mühendisi Hasan Akaydın'ın raporlarına ekli krokilerinde 24 ve 21/A ile belirlenen 4692.65 m2 ve 2382.61 m2 yüzölçümlü iki parça taşınmaz hakkındaki davanın kabulüne, dava dilekçesinin birinci sırasında yazılı taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine vekili ile Orman İdaresi temsilcisi tarafından kabul edilen yerlerin orman olduğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal, paylaşım ve eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle bilirkişilerin krokisinde 24 ve 21/A ile işaretli taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin bu görüşüne katılmak mümkün değildir. Dairenin 13.04.2004 ve 2004/2496 esas, 2004/2875 karar sayılı bozma ilamında, 6831 sayılı Orman Kanununun 17/1 ve 2. madde ve fıkraları karşısında taşınmazların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği görüşüne işaret edilerek bozma sevk edilmiştir. Mahkemece bozma ilamı uyarınca yaptığı araştırma ve incelemede krokilerde 24 ve 21/A ile işaretli taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Uzman bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi Hasan Akaydın'ın 28.09.2006 günlü ek raporunda 6831 sayılı Kanun uyarınca çıkartılan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesine atıfta bulunulmuş ve mahkemece de bu husus gerekçe yapılmıştır.
6831 sayılı Orman Kanununun 17/1 fıkrasında; Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır, denilmektedir.
Aynı kanunun ve maddenin 2.fıkrasında ise Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak, işgal, açma veya herhangi bir şekilde kesme, sökme, budama veya boğma yolları ile elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya Orman İdaresince el konulur, yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir surette eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur, denilmiştir.
1982 Anayasasının 169. ve 170. maddeleri gereğince orman alanlarında herhangi bir şekilde daraltma yapılamaz açık hükmüne yer verilmiştir.
Yapılan keşiflerde dinlenen uzman bilirkişi Orman Mühendisi Kemal Özcan'ın 05.06.2002 havale tarihli raporuna ekli harita (kroki) ile Orman Yüksek Mühendisi Hasan Akaydın'ın 30.06.2006 günlü raporuna ekli haritada (krokide), ve aynı rapora ekli gizli memleket haritasında dava konusu yerlerin dört tarafı ormanla çevrili orman içerisinde yer alan bir iç parselde (açıklıkta) yer aldıkları açıkça görülmektedir. Bu durum karşısında kabulüne karar verilen taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanununun 17/2. fıkrası kapsamında kalan yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu tür yerlerin özel mülkiyete konu yapılması halinde orman bütünlüğünün bozulacağı ve orman alanlarında daraltmanın söz konusu olabileceği açıktır. Bu durum ise Anayasanın 169. ve 170. maddelerine aykırılık oluşturacağı bir gerçektir.
Şu halde bu tür yerler üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın kazanmayı sağlayan zilyetlikle bu tür orman açıklıklarının edinilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Saptanan bu hukuki ve somut olgular karşısında kabulüne karar verilen taşınmaz bölümleri hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekili ile Orman İdaresi temsilcisinin temyiz itirazlarının bu bakımlardan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 14,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden Orman Genel Müdürlüğüne iadesine, 01.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy