(1086 S. K. m. 265, 433)
Dava: Hamza Kolkesen, katılan davacılar Ayşe Uysal ve Fatma Öner ile Hazine ve Çıtlık Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ula Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.09.2007 gün ve 129/119 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve katılanlar vekili ile davacı vekili taraflarından istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Dairemizin 21.02.2006 tarih, 2005/7796 esas, 2006/1094 karar sayılı bozma ilamında ... davacı Hamza tarafından ihya edilerek koşullarına uygun olarak zilyet edildiğini açıklamışlar, aynı tanıklar yapılan ikinci keşifte değişik beyanda bulunarak bu yerin tarafların babaları Mustafa'dan, bir bölümünün de tarafların kardeşi İsmet tarafından ihya edilerek davacıya devredildiğini bildirmişlerdir. Açıklandığı üzere; dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesi itibariyle aidiyeti ve ihya olgusunun kimin tarafından yapıldığı gereği gibi araştırılmamış ve beyanlar arasındaki aykırılık da giderilmemiştir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle tescil konusu taşınmazın sınırında yer alan komşu parsellere ait dayanak belgeler ve dava dosyalarının getirtilmesi, davacı ve tescile itiraz davacıları iddiaları arasındaki farklılık göz önünde tutularak yeniden taşınmazların bulunduğu yerden keşif yapılmak suretiyle yerel bilirkişi ve tanıklardan bu yerin kim tarafından ihya edildiğinin açıkça sorulup belirlenmesi, beyanlar arasındaki aykırılığın HUMK. nun 265. maddesi hükmü uyarınca yüzleştirilmek suretiyle giderilmeye çalışılması... gerektiğine işaret edilmiştir.
Bozmadan sonra mahkemece mahallinde yeniden 16.3.2007 tarihinde keşif yapılmış, davacı şahitlerinin ifadeleri alınmış, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılmış, dinlenen davacı tanıkları 16.3.2007 tarihli son keşifte verdikleri beyanlarının doğru olduğunu söylemişlerdir. Davacı şahidi Halil Çakır ve Mustafa Uysal taşınmazın muris Durdu'ya ait olduğunu davacının zilyetliğinde bulunduğunu, ancak tapuya kayıtlı olmayan taşınmazların paylaşılmadığını, tapuya kayıtlı olan yerlerin paylaşıldığını ifade etmişlerdir. Diğer davacı şahidi Mustafa Tepe, muris Durdu'nun ölümünden sonra kime hangi taşınmazın düştüğünü bilmediğini, eşi Mustafa Kolkesen'in ölümünden sonra da mirasın paylaşıldığını duymadığını ifade etmiştir. Şahitlerin bu açıklamaları karşısında dava konusu taşınmazın murisin ölümünden sonra taksim suretiyle davacıya kaldığı ispatlanamamıştır. Davacı tek başına taşınmazın kendi adına tapuya tesciline karar verilmesini istediğine, göre davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin HUMK. nun 433/2. maddesine göre cevap müddeti geçtikten sonra vaki temyiz talebinin reddine, davalı Ayşe Uysal ve Fatma Öner vekili Av. Fazlı Aydın ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı olan hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 14,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve katılanlara ayrı ayrı iadesine, 15.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy