(4721 S. K. m. 677)
Dava: M. Ö. ile H. M. İslam aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının reddine dair Bolu 2. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 24.10.2007 gün ve 198/297 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının ortak miras bırakan A. Ö.'ten kalan 617 ada 12 parseldeki ¼ payını 22.10.1977 tarihinde vekil edenine sattığını belirterek davalının payına ilişkin tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline, bu isteği yerinde görülmediği taktirde bu payın değerinin haksız kazanma kuralları uyarınca ödettirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, tapulu taşınmazlarda satışın resmi şekilde yapılması gerektiğini, ayrıca 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, gerek iptal ve tescil, gerekse tazminat isteğinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasındaki mirasçılık belgesine göre, davacı ve davalı 617 ada 12 parselin kayıt maliki olan A. Ö. 'in mirasçılarıdır. Dava konusu payı kapsayan 12 parsel 1949 yılında kadastro yoluyla ½ payı miras bırakan Ayşe adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı vekili, 22.10.1977 günlü miras payının devrine ilişkin sözleşmeye dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Anılan maddeye göre, miras payının mirasçılar arasında devrine ilişkin sözleşme yazılı olması koşuluyla geçerli sonuç doğurur. Görülmekte olan davada davacı geçerli olarak düzenlenmiş bulunan 22.10.1977 günlü sözleşmeye dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Miras payının devrinde sözleşmenin yazılı olarak yapılması yeterli olup, ayrıca resmi memur önünde düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece, TMK. nun 677. maddesi hükmü gözden kaçırılarak bu tür sözleşmelerinde resmi biçimde düzenlenmesi gerektiği görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Sözleşme geçerli bulunduğuna göre, iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 13,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy