(4721 S. K. m. 701, 702, 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, Hazine adına tespit edilen 214 ada 178 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal ve paylaşım hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun.713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 214 ada 178 sayılı parsel belgesizden ve malikin kim olduğu bilinmemesi nedeniyle 26.6.2000 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiş olup tutanağın kesinleşmesiyle tapu kaydı oluşmuştur. Uyuşmazlık konusu parselin doğusunda aynı ada 191 sayılı orman parseli yer almaktadır. Uyuşmazlık konusu parselde ormanın bitişiğinde yer aldığına göre 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca orman araştırma ve incelemesinin yapılması zorunludur.
Bu bakımdan taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro sınırlandırma çalışmalarının yapılıp yapılmadığının Orman İdaresinden sorulması, kesinleşen orman sınırlandırılması söz konusu ise buna ait tutanak ve belgeler ile orman kadastro çalışmalarının kesinleştiği tarihi içeren belgelerle, buna ilişkin haritanın Orman İdaresinden getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte bu kayıt ve belgelerin uzman bilirkişi orman mühendisi aracılığıyla zemine uygulanması taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığının ve toprağın orman toprağı olup olmadığının kesin bir şekilde saptanması, şayet orman kadastro çalışmaları yapılmamış ise bu takdirde gizli memleket haritası, amenajman haritası ve hava fotoğraflarının bulundukları yerlerden getirtilerek dosyaya eklenmesi, aynı şekilde uzman bilirkişi orman mühendisi aracılığıyla bu kayıt ve belgelerin keşif yerinde uygulanması, uyuşmazlık konusu taşınmazın Devlet ormanı olup olmadığı ve toprağın orman toprağı sayılan yerlerden bulunup bulunmadığı konusunda uzman bilirkişiden gerekçeli ve denetime açık rapor alınması gerekir.
Öte yandan dava dilekçesi kapsamına göre miras bırakan Arif Akoğlu 14.12.1999 tarihinde öldükten sonra mirasçıları arasında yapılan rızai paylaşım sonucu taşınmazın davacıya düştüğü anlaşılmıştır. Ölüm tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar davacının bağımsız 20 yıllık zilyetliği söz konusu olmadığına göre miras bırakan Arif Akoğlu ile davacı ve diğer tüm mirasçıları bakımından 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince miktar araştırılmasının yapılması, miras bırakana ait veraset belgesinin alınarak dosyaya eklenmesi, muris ve mirasçılarının belgesizden taşınmaz edinip edinmediklerinin Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile zilyetliğe dayalı tescil davası açıp açmadıklarının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve ekleriyle tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünden, tescil davalarına ilişkin dosyaların ise bulundukları yerlerden getirtilerek miktar sınırlamaları yönünden göz önünde tutulması, uyuşmazlık konusu taşınmazın paylaşım sonucu davacıya kalıp kalmadığının ayrıca dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, paylaşım söz konusu değil ise TMK. nun 701 ve 702. maddeleri bakımından durumun değerlendirilmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5403 sayılı Kanunla değişik 14/2. fıkrası uyarınca taşınmazın sulanan yerlerden olup olmadığının araştırılması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy