(4721 S. K. m. 676, 677, 703) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava ve Karar: F.K., S. U. ve F.B. ile P. E. aralarındaki miras paylaşımına dayalı tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ankara 3. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.06.2006 gün ve 292/236 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar F.K. ve S. U. vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Asıl ve birleşen dava dosyalarında davacılar F.K., S. U. ve F.B. vekilleri, tarafların ortak kök miras bırakan N. K.'ın mirasçıları olduğunu, 22.5.1978 tarihinde yapılan yazılı miras paylaşım sözleşmesine göre dava konusu 7040 ada 8 parseldeki 12 numaralı bağımsız bölümünün davacılardan F.K.'a, 13 numaralı bağımsız bölümün S. U.'ya ve 6 numaralı bağımsız bölümün F.B.'a kaldığını ileri sürerek davalının tapu payının iptaliyle belirtilen bağımsız bölümlerin tamamının adı geçen davacılar adına tesciline karar verilmesini, davacılardan F.B. vekili, iptal ve tescil isteklerinin yerinde görülmemesi durumunda 11.000.000.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı P. E. vekili, resmi şekilde yapılmayan paylaşım sözleşmesinin geçerli olmadığını, dayanak sözleşmenin 10 yıllık zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, yazılı paylaşım sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu bağımsız bölümlerdeki davalı adına kayıtlı 6/40'ar payların iptali ile her bir bağımsız bölümün davacılar adına tesciline karar verilmesi üzerine, hükmün esasa ilişkin bölümü davalı P. vekili, avukatlık ücretine ilişkin bölümü ise temyize yanıt süresi içinde davacılar F. ve S. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Keşifte belirlenen gerçek değer üzerinden dava harcı tamamlanmadığından dava dilekçesindeki değer üzerinden avukatlık ücretinin takdir edilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davacılar F. ve S. vekilinin avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
7040 ada 8 parselin dava konusu 120/3080 arsa paylı 6, 12 ve 13 numaralı bağımsız bölümleri, 2.3.1978 tarihinde ipka denilmek suretiyle paylı mülkiyet şeklinde 11/40'ar payları davacı S. U., C. K. (davacı F.K.'ın yakın miras bırakanı), 6/40'ar payları ise C. B. (davacı F.B.'ın yakın miras bırakanı), davalı P. E. ile dava dışı N. K. adlarına tescil edilmiştir. Sonradan 22.4.2004 ve takip eden tarihlerde intikal ve paylaşım sonucu 6 numaralı bağımsız ve bölümdeki 17/20 payı davacı F., 12 numaralı bağımsız bölümdeki 17/20 pay davacı F. ve 13 numaralı bağımsız bölümdeki 17/20 pay davacı S. U. adına, her bağımsız bölümde geriye kalan 3/20'şer paylar ise davalı P. E. adına paylı mülkiyet şeklinde tescil edilmiştir. Eldeki davada, 22.5.1978 tarihli yazılı miras paylaşım sözleşmesine dayanarak her bağımsız bölümdeki davalı P. adına kayıtlı 3/20 payın iptali ile tescili istenmektedir. Çekişme konusu 3/20 tapu payı 2.3.1978 tarihinden sonra intikal görmeyip paylı mülkiyet şeklinde davalı P. adına kayıtlıdır.
TMK.nun 706, BK'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesine göre, tapulu taşınmazların satış ve devri, tapu sicil memuru önünde yapılacak resmi sözleşme ile geçerli olur. Mirasçılar arasındaki paylaşım sözleşmesini düzenleyen TMK.nun 676 ile pay devrini düzenleyen 677. maddeleri açıklanan genel kuralın ayrık tutulduğu durumlardır. Her iki kanun maddesine göre, mirasçılar arasındaki paylaşım sözleşmesi ile pay devrinin geçerliliği için yazılı olması yeterli görülüp, resmi şekil koşulu aranmamaktadır.
Terekeye ait taşınmazlar, paylaşılması ya da elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmesi ile miras malı olmaktan çıkar Bu aşamadan sonra, paydaşlar arasındaki ilişki miras ilişkisi olmayıp mal ortaklığı olacağından, paylı mülkiyet esasına göre malik olan kişiler arasındaki paylaşım ve pay devrinin genel kurala göre tapu sicil memuru önünde resmi şekilde yapılması zorunludur.
Somut olayda; paylaşımın yapıldığı 22.5.1978 tarihinde davalı P. ile diğer ortaklar arasındaki paydaşlık ilişkisi paylı mülkiyet şeklindedir. Başka anlatımla, tapu pay sahipleri arasında önceden var olan mirasçılık ilişkisi ortadan kalkmıştır. Buna göre resmi şekilde yapılmayan dayanak miras paylaşım sözleşmesi geçerli değildir. Davacıların iptal ve tescil davalarının belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken paylı mülkiyette tapu dışı yazılı paylaşım sözleşmesine değer vermek suretiyle davanın kabulü doğru değildir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar nedeniyle davacıların pay iptali ve tescil davalarının reddiyle, davacılardan F.B.'ın terditli alacak isteği hakkında olumlu olumsuz karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden davalı P. E. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün esasa ilişkin bölümünün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 892, 00 YTL peşin harem istek halinde temyiz eden P. E.'e iadesine 24.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy