(4721 S. K. m. 528, 545)
Dava: A. K. ile H. Ö. ve müşterekleri aralarındaki mirastan feragata dayalı tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Hayrabolu Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 05.07.2006 gün ve 433/223 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar N. K. ve müşterekleri ile davalı A. A. taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı A. K. vekili, tarafların M. K.'in mirasçıları olduğunu, davalılardan H., M., Z. ve M. ile diğer davalıların yakın miras bırakanı H.'nin 10.5.2000 tarih 3310 yevmiyeli nolu noterde düzenlenen sözleşme ile karşılıklı olarak miras haklarından vazgeçtiklerini ileri sürerek dava konusu 1324 ve 1588 parsellerdeki davalılar H., M., Z. ve M. ile diğer davalılara H.'den kalan payların iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar A. A., N. K., G. K., Ş. Y., S. B. ve M. K. yargılama oturumlarında davayı kabul ettiklerini bildirmişler, diğer davalılar H., M., Z. ve M. savunma yapmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüyle 1324 ve 1588 parsellerdeki ortak miras bırakan M. K.'in tam
payının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar A., N., G., Ş., S. ve M. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu her iki parselin tamamı M. K. adına kayıtlı olup, taraflar mirasçılarıdır. Davacı vekili, mirastan vazgeçme sözleşmesine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. TMK.nun 528. maddesinde; miras bırakanın, bir mirasçısı ile karşılıksız yada karşılık sağlanarak mirastan vazgeçme sözleşmesinin düzenlenebileceği, bu durumda vazgeçenin mirasçılık sıfatını kaybedeceği ve karşılık sağlanarak vazgeçme durumunda ise aksi öngörülmemişse vazgeçenin altsoyu içinde sonuç doğuracağı belirtilmiştir. Kanunda açıkça belirtilmemekle birlikte vazgeçme sözleşmesinin, miras sözleşmesinin bir çeşidi olduğundan, TMK.nun 545. maddesinde düzenlendiği gibi resmi vasiyetname şeklinde yapılması zorunluluğu 11.02.1959 tarih, 1 6/14 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararında benimsenmiştir.
Somut olayda; miras bırakan M.'nın da katıldığı Hayrabolu Noterliği'nde düzenlenen 10.5.2000 tarih 3310 yevmiyeli mirastan vazgeçme sözleşmesinde, davalılardan H., M., M., Z. ve bir kısım davalıların yakın miras bırakan babaanneleri H. 500.000'er TL karşılık alarak miras haklarından vazgeçmişlerdir. Az yukarıda açıklandığı gibi, karşılık almak suretiyle miras hakkından vazgeçildiğinden alt soy için sonuç doğurur. Açıklanan bu nedenle, temyiz itirazında bulunan davalılara vazgeçen H.'den kalması gereken payın iptaline karar verilmesinde usul, yasa ve sözleşmeye aykırılık bulunmamaktadır. Ne var ki; dosya arasında bulunan mirasçılık belgesine göre temyiz itirazında bulunan davalılar A. ve arkadaşlarına miras hakkından vazgeçmeyen yakın miras bırakan babaları H. K.'den de pay kalmaktadır. Buna göre, davalılar A. ve arkadaşlarına sadece vazgeçen H.'den kalması gereken payın belirlenerek iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi, vazgeçme dışında kalan ve H.'dan gelen miras payının adı geçen davalılar üzerinde bırakılması gerekirken mahkemece yanlışa düşülerek ortak kök miras bırakan adına kayıtlı tapu kayıtlarının tamamının iptali ile davacı adına tescili doğru görülmemiştir. Kaldı ki; davacının da isteği temyiz itirazında bulunan davalılara H.'den kalan payların iptali yönündedir. Adı geçen davalıların davayı kabulleri de bu istek doğrultusunda değerlendirilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davalılar A., N., G., Ş., S. ve M.'nın yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle, usul, kanun ve sözleşmeye aykırı bulunan mahkeme hükmünün açıklanan bölümünün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca bozulmasına, 12, 20 YTL peşin harcın istek halinde davalı A. A.'a iadesine ve 81, 00 YTL peşin harcın da istek halinde davalı N. K. ve müştereklerine iadesine 24.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy