(1086 S. K. m. 74)
Dava: R. M. ile T. T. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve tazminat davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Şişli 2. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 15.06.2006 gün ve 532/307 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili ile davalılardan T. T. taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden S. B. ve müşterekleri vekili Avukat H. T. S. ve karşı taraftan T. T. ve müşterekleri vekili Avukat Z. H. Ö. geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı R. M. vekili, dava konusu 2013 ada 17 parselde bulunan 7 numaralı bağımsız daireyi davacının 36.000 YTL'ye davalılar T. ve K. T.'dan satın aldığını, bedelini davalılardan T.'a ödediğini belirterek tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tesciline, bu isteği yerinde görülmezse 36.000 YTL satış bedelinin ve 20.000 YTL yararlı ve zorunlu giderlerin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan T. T. vekili, resmi şekilde yapılmayan tapu dışı satışa dayanılarak iptal ve tescil kararının verilemeyeceğini, ödenen paranın satış bedeli olduğunun kanıtlanamadığını belirterek davasının reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalılar S. B. ve arkadaşları vekili, taşınmaz tapuda davalıların ortak miras bırakanları M. N. O. adına kayıtlı ise de haricen yapılan taksim anlaşması uyarınca dava konusu dairenin davalılar T. ve K.'a düştüğünü, fiili olarak bu kişilere teslim edildiğini, vekil edenleri ile bir ilgisinin kalmadığını belirterek vekil edenleri aleyhine açılan alacak davasının reddine karar verilmesini savunmuşlar, davalı Koray savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iptal ve tescil davası ile T. dışındaki davalılar aleyhine açılan satış bedelinin ödenmesine ilişkin alacak davasının reddine, davalı T. aleyhine açılan satış bedeline ilişkin alacak davasının kabulüyle 36.000 YTL'nin yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınmasına, harici satış bedeli ödenene kadar dairede davacı lehine hapis hakkı tanınmasına, 12.140.06 YTL yararlı ve zorunlu giderlerin yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili, davalı T. T. vekili ve diğer davalılar S. B. ve arkadaşları vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, inşaat halindeki daire satışı söz konusu olmadığından 30.9.1988 tarih 2/2 sayılı YİBK.nın olayda uygulama yerinin bulunmamasına, makbuz ve banka dekontuyla ödenen 36.000 YTL satış bedelinin kanıtlanmasına, inşaatçı bilirkişi tarafından belirlenen ve dairece de gerçekçi bulunan rapora göre yararlı ve zorunlu gidere hükmedilmesine, davalılar arasında yapılan harici taksimin tapu siciline işlenmemesine, tapuda intikal yapılmamasına göre tüm davalıların ortak miras bırakanları adına kayıtlı bulunan ve resmi kayıtlara göre tüm davalılar lehine taşınmazın değerinde artış sağlayan yararlı ve zorunlu giderlerin davalıların tamamından alınmasında usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden tarafların aşağıda belirtilenlerin dışındaki temyiz itirazlarının reddiyle açıklanan hüküm bölümlerinin onanmasına,
Davacı vekilinin avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazına gelince; satış bedeli ile yararlı ve zorunlu giderlere ilişkin alacak davası kabul edildiğine göre sadece satış bedeli bakımından davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
HUMK.nun 74. maddesine göre, hakim iddia ve savunmayla bağlıdır. Başka anlatımla, hakim istekten fazlasına hükmedemez. Somut olayda, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davacı yanın satış bedeli ödenene kadar taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınması yönünde isteğinin bulunmamasına karşın yazılı şekilde hapis hakkının tanınması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda belirtilen gerekçeler nedeniyle, davacı R. M. vekili ile davalılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün açıklanan bölümlerinin HUMK'nun 428. maddesi uyarınca bozulmasına, aşağıda dökümü yazılı 650, 00 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1949, 56 YTL'nın temyiz eden davalı T. T.'dan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 14, 00 YTL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 151,00 YTL'nın istek halinde temyiz eden diğer davalılara iadesine ve aşağıda dökümü yazılı davacıya ait 14,00 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 23.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy