(4721 S. K. m. 343, 345, 676)
Dava: Bahriye ve müşterekleri ile Sevda aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 25.04.2006 gün ve 1297/162 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar Bahriye ve arkadaşları vekili, harici taksim sözleşmesine dayanarak ortak muris adına kayıtlı dava konusu 151 ada 15 ve 16 parsellerin tapu kayıtlarının iptaliyle müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Sevda vekili, dayanak taksim sözleşmesini, o tarihte yaşı küçük olan davalı yerine annesinin imzaladığını, kanun uyarınca hakim izni olmadan bu anlaşmanın geçerli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, harici taksim sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 151 ada 15 parselin 1/2 payı müşterek mülkiyet esasına göre, aynı ada 16 parselin ise tamamı muris Selman adına kayıtlıdır. Davacılar, 19.12.1990 tarihli harici taksim sözleşmesine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Sözleşme tarihinde uyuşmazlık konusu taşınmazlar yukarıda yazılı şekilde tapuda kayıtlıdırlar. TMK'nun 676. maddesi uyarınca, mirasçılar arasındaki taksim anlaşmasının geçerliliği usul ve kanuna uygun olarak yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
Somut olayda, davacı taraf yazılı taksim anlaşmasına dayanmış, davalı taraf ise taksime katılan davalının yaşının küçük olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. Davalı Sevda 05.01.1975 doğumlu olup sözleşme tarihinde 18 yaşından küçüktür. TMK'nun 343. maddesine göre, velayet altındaki çocuğun fiili ehliyeti, vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir. Aynı kanunun 345. maddesine göre ise, çocuğun borç altına girebileceği işlemlerin geçerliliği kayyımın katılmasına ve hakimin onayına bağlıdır. Temyize konu davada her ne kadar yaşı küçük olan davalı adına annesi Selvinaz imza atmışsa da davalı borç altına girmiştir. Hakim onayı olmadığından dayanak harici taksim sözleşmesi geçersizdir. Davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken sözle?meye geçerlilik tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme hükmünün HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 710,13. YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy