(4721 S. K. m. 117, 713) (5737 S. K. m. 17, 23) (2762 S. K. m. 8) (1062 S. K. m. 1) (743 S. K. m. 81/B)
Dava: Nazmiye Dubaz ile Ali (ölü) (Halef Berber oğlu) kayyımı defterdar İsmail Çelik, birleşen dosyanın davalısı Vakıflar Genel Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Hatay 3.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.05.2008 gün ve 114/155 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı kayyım vekili ile Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1284 parsele ait tapu kaydının TMK. nun 713/2. maddesi gereğince iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kayıt malikinin kayyımı vekili ile birleşen dosyanın davalısı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili, taşınmazın malikinin tapuda belli ve bilinen bir kişi olduğunu, vakıf mallarının zilyetlikle kazanılamayacağını davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapu malikinin mirasçılarının yararını korumak için kayyım tayin edildiği, davacının 1963 yılından beri malik sıfatı ile kullandığı tapu maliki Ali'nin tesbitin yapıldığı 1930 yılında ölü olduğunun tutanaktan anlaşıldığı, TMK'nun 713/2. maddesinde yazılı kazanma koşullarının gerçekleştiği ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 17. maddesinde yazılı Vakıf adına tescil koşullarının gerçekleşmediği gerekçeleri ile davanın kabulüne, 1284 parselin tamamının Halef Berber oğlu Ali adına olan tapu kaydının iptali ile vakıf şerhi aynen muhafaza edilmek kaydıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı kayıt malikinin kayyımı vekili ile birleşen dosyanın davalısı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 1284 parsel, dosya arasında bulunan tapu kaydı ve tutanak tercümelerine göre,17.5.1930 tarihinde tesis kadastrosu sonunda Halef Berber oğlu ölü Ali adına tesbit ve tescil edilmiş olup, tapuda mülk zemininin Vakıflar Genel Müdürlüğü lehine mukataalı olduğuna ilişkin şerh bulunmaktadır.
Dava, TMK. nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, kayıt maliki Halef Berber oğlu Ali'nin kimlik bilgilerinin bulunamadığını, mirasçılarının tesbit edilemediğini, malikin veya mirasçılarının bilinmemesi sebebi ile davacının 50 yılı aşkın zilyetliğinde bulunan dava konusu taşınmazın TMK. nun 713/2. maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ve vekil edeni adına tescil isteğinde bulunmuştur. Kural olarak tapulu bir taşınmazın zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Ancak kayıt maliki tapu kütüğünde kim olduğu anlaşılamayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da gaipliğine hükmedilmiş bir kişi ise kanunda belirtilen koşullar altında tasarruf edilmiş olması halinde böyle bir kayıt hukuki değerini yitirebilir ve kazanılması düşünülebilir.
Dosya arasında bulunan davalılar tarafından sunulan tutanak tercümelerine göre, 6.7.1928 tarihinde sınırlandırılması yapılan 1284 parsel, Suriye uyruklu (vatandaşı) Halef oğlu Ali Berber vereseleri adına tesbit edilmiş olup itiraz ve iddialar kısmında Ali Berber kızı Emine (Emiş)'nin Mustafa, Ganime ve Mahruse'nin hisselerini 2 Rebiül-evvel 1325 (Hicri) tarihinde satın aldığı ve vereselerin Antakya doğu bölgesinde, Şirince mahallesinde ikamet ettikleri ve hissenin binanın tamamına ait olup arsanın ise Emirler camii vakfına ait olduğu yazılıdır.Tüm bu açıklamalar karşısında her ne kadar tapuda malik Halef Berber oğlu ölü Ali yazılı ise de tespit ve tescilin Halef oğlu Ali Berber vereseleri adına yapıldığı anlaşılmaktadır. Tutanak tercümelerindeki açıklamalar karşısında kayıt maliki Halef oğlu Ali Berber vereseleri'nin bilinmeyen kişiler oldukları kabul edilemez.
Maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan
tümcesinden tapu kaydının hukuki durumunun açık olmaması, kayıt malikinin belirlenmemesi amaçlanmıştır. Kadastro yoluyla oluşturulan kayıtlarda, malik sütununun boş ve açık bırakılması, kayıt malikinin kimliğini ortaya koyacak bilgilerin bulunmaması, soyut bir ismin yazılı olması veya hayali ve mevcut olmayan bir kişi adına sicil oluşturulmuş olması halinde maliki tapu sicilinden anlaşılamayan kişiden söz edilebilir. Diğer yönden, kayıt malikinin veya mirasçılarının ve bunların adreslerinin bilinmemesi, tanınmamaları, kendilerine tebligat yapılamamış olması, o kişinin bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmez. Tüm bu açıklamalar karşısında kayıt maliklerinin bilinen kişiler olduğu anlaşıldığına göre bu sebep bakımından tapu iptali ve tescil davası redde mahkumdur.
TMK. nun 713/2. maddesinde yazılı ölüm sebebine gelince; mahkemece tapu maliki Ali'nin 1930 yılında ölü olduğunun tapu ile sabit olduğu, tapunun intikal görmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Az yukarıda de belirtildiği gibi her ne kadar tapuda malik Halef Berber oğlu ölü Ali yazılı ise de tesbit ve tescilin Halef oğlu Ali Berber vereseleri adına yapıldığı tutanak tercümelerinden anlaşılmaktadır. Tesbit ve tescil Halef oğlu Ali Berber vereseleri adına yapıldığına ve davacı tarafça ölüm sebebine de dayanıldığına göre mahkemece davacı tarafa Halef oğlu Ali Berber'in mirasçılarını gösteren mirasçılık belgesini ibraz edebilmesi için süre ve yetki verilmeli, davacı tarafın ibraz edeceği mirasçılık belgesinde yazılı mirasçılar davaya dahil edilmeli, kayıt malikinin mirasçı bırakmadan öldüğünün belirlenmesi veya mirasçılarının kimler olduğunun belirlenememesi halinde son mirasçının Hazine olduğu ve terekenin Devlete kalacağı, ispat yükünün davacı tarafta olduğunun düşünülmesi gereklidir. Bu hususlar yerine getirilmeden kayıt malikine kayyım tayin edilerek yargılamaya devam ile hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
Diğer yandan tutanak tercümelerinde Halef oğlu Ali Berber'in Suriye uyruklu (vatandaşı) olduğu yazılıdır. Hatay'ın Anavatana katılması tarihinden sonra 1062 sayılı Hudutları Dahilinde Tebamızın Emlakine Karşı Mukabele-i Bilmisil Tedaviri İddihazı Hakkındaki Kanunun vermiş olduğu yetkiye dayanılarak çıkarılan kararnameler uyarınca Suriye uyruklu kişilerin Türkiye'deki taşınmazları hakkında bir seri kararnameler çıkarılmış en son 1.10.1966 gün 6/7104 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Suriye uyruklu kişilerin taşınmazlarına el konulmuş, her türlü temliki tasarruflar yasaklanmıştır. Bu tarihten sonra Suriye uyruklu kişilerin Türkiye'deki taşınmazlarının satış, bağış gibi bir işlem veya zilyetlik yoluyla kazanılması mümkün değildir. Halef oğlu Ali vereselerine ait mirasçılık belgesi temin edilip tüm mirasçılar davaya dahil edildikten sonra bu mirasçıların Suriye uyruklu kişiler olup olmadıkları, Suriye uyruklu kişiler iseler Hatay'ın Anavatana katılması üzerine bu kişilerin Türkiye lehine seçimlik hakkını kullanıp kullanmadıkları usulen araştırılıp belirlenmeden yerel bilirkişi ve tanık sözleriyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Taşınmaz maliklerinin Suriye uyruklu olup olmadıklarının belgelerle kanıtlanması ve yetkili mercilerden sorulup, belirlenmesi gerekir. Bu yolda yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda Halef oğlu Ali Berber mirasçıları Suriye uyruklu kimseler olup seçimlik haklarını kullanmamış iseler, davanın reddine, Suriye uyruklu kişiler olup da seçimlik hakkını Türkiye Cumhuriyeti lehine kullanmışlar ise, iddia ve savunma çerçevesinde toplanan taraf delillerine göre davacı lehine kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, ayrıca şerhler hanesinde yazılı mülk zemininin Vakıflar Genel Müdürlüğü lehine mukataalı oluşu ve tutanak tercümesindeki arsanın Emirler camii vakfına ait olduğuna ilişkin açıklamalar dikkate alınarak bu vakfın niteliğinin araştırılması, vakıf malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 8. (5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun ise 23. maddesi) ve TMK.nun 117/1. maddelerinin (eski MK'nun 81/B maddesi) göz önünde bulundurularak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı kayıt malikinin kayyımı vekili ile birleşen dosyanın davalısı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün BOZULMASINA, 03.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy