(4721 S. K. m. 677)
Dava: Hasan ile Hüseyin ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Sivas 1. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 04.03.2008 gün ve 279/66 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hasan vekili, miras payı satışına dayanarak dava konusu 1603 ada 15 ve 1602 ada 3 parsellerin tapu kayıtlarının iptaliyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Duriye ve arkadaşları, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, bir kısım dayanak noter belgelerinin vekaletname niteliğinde olduğu, adi nitelikli senedin ise paylı mülkiyet söz konusu olduğundan geçerli olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 1603 ada 15 parselin 63/2400 payı tarafların murisi Kaya, kalan paylar ise dava dışı üçüncü kişiler adına, 1602 ada 3 parsel ise 72'şer oranda muris ve davacı adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlıdırlar. Dava, ortak muris Kaya'dan intikal eden miras payının TMK'nun 677. maddesi hükmü uyarınca satın almaya dayalı mirasçılar arasında görülen iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 02.08.2002 tarihli adi satış senedi ile 06.10.2003 ve 04.11.2003 tarihli noter belgelerine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Gerçekten de dayanak noter belgeleri vekaletname niteliğinde olup, miras payının devrini amaçlayan pay satışı niteliğinde olmadığından satış senedi olarak değerlendirilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, sadece murisin payı dava konusu edildiğinden, tapu kaydının muris ile başkaları arasında paylı mülkiyet şeklinde tapulu olması, satın alan mirasçının TMK'nun 677. maddesinden yararlanmasını ortadan kaldırmaz.
Ayrıca 02.08.2002 tarihli söz konusu senet, mirasçılar arasında miras payının satışına ilişkindir. Bir veya birkaç mirasçı, miras paylarını izin almadan diğer mirasçılara serbestçe satabileceklerinden TMK'nun 677. maddesi uyarınca düzenlenen satış sözleşmesine tüm mirasçıların katılmalarına gerek bulunmadığından mahkemenin ret gerekçesi doğru değildir.
Mahkemece, mahalli ve fen bilirkişisi aracılığıyla taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılarak, dava konusu taşınmazların senet kapsamında kalıp-kalmadığı belirlendikten sonra, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak, tarihi belirtilen adi nitelikli senedin hukuki geçerliliği belirlenmesi, bundan sonra toplanan taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek uyuşmazlığın esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle, eksik araştırma ve incelemeye dayanarak verilen yerel mahkeme kararının HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 14,00.YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy