(1086 S. K. m. 27, 193)
Dava ve Karar: Ömer ile Hasan ve Halit aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına dair Kulp Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 13.03.2008 gün ve 15/24 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Kulp Kadastro Mahkemesi'ne açtığı tespite itiraz davası sonucu verilen hükmün Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 04.03.2004 tarih, 2004/1352 E. 2695 K. sayılı ilamı ile, ...Dava konusu 287 ada 1 parsel dışındaki A, B ve C harfleri ile işaretli taşınmaz bölümleri hakkındaki davanın HUMK'nun 27. maddesi uyarınca görev yönünden reddi gerektiği... gerekçesiyle bozulduğunu ileri sürerek dosyanın Kadastro Mahkemesi'nden getirtilerek kaldığı yerden görülmesini ve bozma ilâmı çerçevesinde karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, duruşma günü belirlenerek taraflara tebligat yapılmaksızın tensiple birlikte davacının Kulp Kadastro Mahkemesi'nin 2004/4 E. 5 K. sayılı kararının 16.09.2004 tarihinde kesinleşmesinden itibaren HUMK'nun 193. maddesi uyarınca belirlenen on günlük süreyi geçirdikten sonra 12.03.2008 tarihinde mahkemeye başvurduğu, on günlük hak düşürücü sürede kanunda yazılı yükümlülüğü yerine getirmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, verilen bu karar oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. HUMK'nun 193/III. maddesi uyarınca, görevsizlik kararı verilmesi üzerine karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay'ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Yine aynı maddenin son fıkrası uyarınca da bunların yapılmaması halinde dava açılmamış sayılır. Bu yönüyle bakıldığında Kulp Kadastro Mahkemesi'nin 25.05.2004 tarih, 2004/4 E. 5 K. sayılı görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin 16.09.2004 tarihinde kesinleştiğinden, 12.03.2008 dava tarihine kadar 10 günlük başvuru süresi fazlası ile geçmiş ise de; davacı, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın değerini bildirerek buna ilişkin peşin harcı aynı tarihte mahkeme veznesine yatırmış, böylece yeni bir dava açmış, ancak, daha sonra mahkeme hakimi tarafından bila tarihli Uyap uygulamaları düzeltme talebi formu ile sehven harç alındığı bildirilerek alınan harcın iptali istenilmiştir.
Davacının on günlük yasal sürede mahkemeye başvurmaması ve HUMK'nun 193/IV. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılması, davacının davasından feragat ettiği anlamına gelmez. Bu sürede başvurmama ile sadece davasını takipten vazgeçmiş ve terk etmiş sayılır. Bu nedenle davacı, HUMK'nun 193/ IV. maddesine göre açılmamış sayılan davasını yeniden harç ödemek suretiyle tekrar açabilir. Yeniden harç ödemek suretiyle açılan bu yeni dava eski davanın devamı niteliğinde değildir. Bu nedenle davacının bu yeni davasını ayrı bir dava dilekçesi ile açması gerekir ki, eldeki davada da davacı bağımsız bir dava açmış, dava değerini bildirmiş ve buna ilişkin peşin harcı da yatırmış, mahkeme ise, anlaşılamayan bir şekilde bu harç alma işlemini iptal etmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş, eldeki davanın yeni bir dava olduğu hususunu göz önünde bulundurarak taraflara tebligat yapmak, duruşmaya katıldıklarında delillerini sunmaları için süre ve imkân tanımak, toplanacak deliller çerçevesinde varılacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 28,00. YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy