(1086 S. K. m. 409)
Dava: Cuma Yücel ile Hazine ve Mülk Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gaziantep 3. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 20.05.2008 gün ve 214/259 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 117 ada 190, 191, 192 ve 193 parsellere ait sınırlandırmanın iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazların uzun zamandan beri kullanılmayan mer'a niteliğindeki tarıma elverişli olmayan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bozmadan önce 7.9.2004 ve 12.11.2004 günlü yargılama oturumlarına davacı vekilinin gelmemesi, Hazine vekilinin de davayı takip etmeyeceğini bildirmesi üzerine dosya iki kez işlemden kaldırılmış, bozmadan sonrada 17.10.2006 günlü oturumda davacı vekilinin yine davayı takip etmemesi ve davalı Hazine vekilinin beyanı dikkate alınarak dava dosyası işlemden kaldırılmıştır. HUMK.nun 409. maddesinin 5.fıkrası hükmüne göre ilk yenilemeden sonra dava dosyası bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi durumda aynı maddenin 5.fıkrası hükmü uyarınca mahkemece bu husus kendiliğinden göz önünde tutularak karar verileceği ve kaydın kapatılacağı belirtilmiştir. Görülmekte olan davada dava dosyası bozmadan önce ve sonra toplam üç kez takip edilmeme nedeni ile işlemden kaldırılmış olup, anılan maddedeki koşullar gerçekleşmiştir. Dava üçüncü kez takip edilmeme nedeniyle hiç açılmamış sayılan bir dava konumuna girmiştir. Hiç açılmamış sayılmasına karar verilmesi gereken dava dosyasının işleme tabi tutulmayarak taraflarca yenilenmesi ve yargılamaya devam olunması sonucu değiştirmez. Hiç açılmamış sayılma sonucu üçüncü kez takip edilmeme nedeniyle kendiliğinden hasıl olmuştur. Tüm bu açıklamalar karşısında HUMK.nun 409. maddesinin 5.fıkrası hükmü uyarınca aynı maddenin 3. ve 4.fıkraları göz önünde tutularak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu yön gözden kaçırılarak işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy