(492 S. K. m. 13) (766 S. K. m. 2) (4721 S. K. m. 713)
Dava ve Karar: A. K. ile Hazine ve Küçükler Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulü ne ve kısmen reddine dair Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.05.2008 gün ve 224/410 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine vekili ile davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında taşlık niteliğiyle tespit dışı bırakılan 55 dönüm yüzölçümündeki taşınmalın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenleriyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş; yargılamanın devamı sırasında dosyaya sunduğu 27.05.2008 havale tarihli dilekçesi ile, taşınmazın dava aşamasında Hazine adına idari yoldan tapuya tescil edildiğini belirterek 436 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin 03.12.2007 günlü krokilerinde (A) harfiyle gösterilen 17146.94. m² yüzölçümündeki bölümüne ilişkin tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tescili talebinde bulunmuştur.
Davalılardan Hazine vekili, tespitten bu yana uzun zaman geçtiğini, zamanaşımı nedeniyle dava açma olanağının bulunmadığını, ayrıca davacının taşınmazı imar-ihya etmediğini açıklayarak davanın reddini savunmuş; diğer köy tüzel kişiliği temsilcisi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Fen Bilirkişileri İ. A. ve Y. E.'ün 10.12.2007 günlü krokide (A) harfi ile gösterilen 17146.94. m² yüzölçümündeki bölümle ilgili olarak davacı lehine imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bu bölüme ilişkin istemin kabulüne, aynı raporda ( B ) harfi ile gösterilen taşınmaz kısmına yönelik talebin ise reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Hazine vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, Kadastro Müdürlüğünün 28.06.2007 ve 09.04.2007 tarihli karşılık yazılarına göre Küçükler Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 766 sayılı Yasanın 2. maddesine göre 18.10.1975 tarihinde taşlık niteliği ile tapulama harici bırakılan ve davanın açılmasından sonra 28.03.2007 tarihinde idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilen dava konusu 436 parsel sayılı taşınmazın mahkemece hakkında kabul kararı verilen ve fen bilirkişilerinin krokili raporlarında (A) harfi ile gösterilen 17146.94. m² yüzölçümündeki bölümünün 30 yılı aşkın bir süredir arpa ve buğday ekilmek suretiyle davacının zilyetliğinde bulunduğu, yaklaşık 25 sene önce de içerisine kısmen ağaç dikildiği taşınmaz başında 26.10.2007 tarihinde yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları tarafından beyan edildiğine, taşınmazın üzerindeki ağaçların yaşlarından 22-24 yıldır imar-ihya edilerek kullanılan 3 sınıf tarım arazisi vasfında olduğu Ziraat Mühendisi Bilirkişi N. A. tarafından sunulan 25.01.2008 havale tarihli raporda ayrıntılık olarak açıklandığına, fen bilirkişilerinin raporlarında (B) harfi ile gösterilen 25836.95 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün zeminde taşlık ve kayalık olduğu, tarıma uygun bulunmadığı, bu bölümün hava fotoğraflarında da tarım arazisi olarak gözükmediği bilirkişi raporlarından anlaşıldığına, davacı vekili de az yukarıda belirtilen 27.05.2008 havale tarihli dilekçesi ile talebini (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelttiğine göre davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıda belirtilen husus dışında kalan diğer temyiz itirazlarının yerinde bulunmaması nedeniyle reddi ile esasa ilişkin hüküm bölümünün onanmasına,
Davacı vekilinin hükmün harç ve yargılama giderleri ile ilgili bölümüne karşı yönelttiği temyiz itirazlarına gelince; dava, başlangıçta tescil istemi ile açılmış ise de, yargılama sürerken taşınmaz idari yoldan Hazine adına tescil edilmiş bulunduğundan davaya tapu iptali ve tescil davası olarak devam edilmiş; davalı Hazine de ilk başta davada yasal hasım konumunda iken, kayıt maliki haline gelmiş ve verdiği cevap dilekçesi ile de davaya karşı koymuştur. Davası kısmen kabul edilen davacının Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazinenin harçtan bağışık olması da göz önünde tutularak kalan harçtan sorumlu tutulmaması, kabul edilen dava bölümüyle ilgili olarak yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi ve yine kabul edilen dava değeri üzerinden davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak olan nispi vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, her ne kadar dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olması nedeniyle dava açıldığı sırada yasal hasım durumunda bulunan Küçükler Köyü Tüzel Kişiliğinin dava ile ilgisinin kalmamasından dolayı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, mahkemece bu konuda karar verilmemesine rağmen bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni sayılmamıştır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün harç ve yargılama giderlerine ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve 14, 00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 23.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy