(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 4, 74, 292)
Dava: G. Ö. ile B. B. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının kabulüne dair İskenderun 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.06.2008 gün ve 282/200 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 28.05.1997 tarihli tapu dışı satışa dayanarak davalıların miras bırakanı S. Ö. adına kayıtlı 103 parsel üzerinde bulunan 480/4320 arsa paylı 2.kat 7 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde satış parası olan 61200 Alman Markının ödeme tarihi olan 28.05.1997 tarihinden itibaren yıllık % 10 üzerinden döviz faizi ve fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, önceki kararda iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmiş,davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairece,taşınmazın satış tarihinde tapuda kayıtlı bulunduğu, tapulu taşınmazların devrini amaçlayan sözleşmelerin TMK. nun 706, Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi hükümleri uyarınca resmi şeklide düzenlenmedikçe geçerli olamayacağı, geçersiz bir satışa dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamayacağı ve böyle bir satışın haricen satın ve devir alan kişiye herhangi bir hak bahşetmeyeceği, bu nedenle tapu iptali ve tescil davasının reddine,davacı tarafın kademeli istekte bulunması nedeniyle satış bedeli konusunda gerekli araştırmalar yapılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma sevkedilmiş, mahkemece 14.10.2004 tarihli oturumda bozmaya uyularak davanın ikinci kademesinin kabulüne, satış bedeli olan 61200 Alman Markının 28.05.1997 ödeme tarihinden işleyecek kamu bankalarının 1 yıllık Alman Markına ödedikleri en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden S. Ö. mirasçılarından alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili tarafından öncelikle tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde satış bedelinin faizi ile birlikte tahsili isteğinde bulunulmuş, Dairece, tapu dışı satışın geçersiz olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil yönündeki isteğin reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiş,mahkemece bozmaya uyularak davanın ikinci kademesinin kabulüne karar verilmiş ise de birinci kademesi olan tapu iptali ve tescil isteği konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. HUMK. nun 74. maddesi uyarınca Hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. Bozmada açıkça tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilmesine ve mahkemece bozmaya uyulmasına karşılık tapu iptali ve tescil konusunda bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Diğer yönden, satış bedeli olan 61200 Alman Markının davalıların miras bırakanı S.. Ö..'e ödendiği görüşünden hareketle davanın ikinci kademesinin kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yazılı şekilde karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. 05.07.2007 tarihli oturumda dinlenilen davacı tarafın tek tanığı A.. D..., satış bedeli olan 60.000 DM.nın üzerindeki paranın evinde S...'ya teslim edildiğini,belge verilmesine gerek olmadığı konusunda anlaşıldığını, her ihtimale karşılık H... Ö.. tarafından alındı belgesi düzenlendiğini bildirmiş, davalı tanıkları ise,gerek davacı G...gerekse babası H.. Ö..'in Almanya'da sosyal yardım parası ile geçimini sağladıklarını, satış parasını temin edebilecek ekonomik varlığa sahip olmadıklarını,davalı S...'nın sağlık harcamalarının sağlık sigortası tarafından karşılandığını, taşınmazın satılması için bir neden bulunmadığını bildirmişlerdir. Bu açıklamalara dayanılarak satış parasının davalıların miras bırakanı Selma'ya ödendiği sonucuna ulaşılması mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece alındı belgesini veren H.. Ö...'in bilgisine başvurulmadığı gibi anılan belgenin HUMK. nun 292/2. maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı sayılıp sayılamayacağı üzerinde de durulmamıştır.
Hükme esas alınan 28.05.1997 tarihli
Bundan ayrı; davacı vekili, taşınmaz için ödenen 61200 Alman Markının ödeme tarihi olan 28.05.1997 tarihinden itibaren yıllık % 10 döviz faizi üzerinden ve fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece söz konusu paranın kamu bankalarının bir yıllık Alman Markına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden tahsiline karar verilmiştir. Avrupa Birliği ülkelerinin EURO para birimine geçmesi ve Alman Markının tedavülden kalkmış olması dikkate alındığında hükmün infazında duraksamalar meydana getirecektir. Mahkemece kamu bankalarının Alman Markına uygulanan 1 yıllık en yüksek faizine hükmedilmiş, Alman Markının EURO üzerinden karşılığı belirlenmemiştir. Kararın infazı sırasında Alman Markı tedavülde bulunmadığından satış bedeli olan 61200 Alman Markı karşılığı kaç EURO olarak hesaplanacağı kararda açıklanmamıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan araştırma ve incelemeler yapılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 14,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)