(3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Salih Üçmaz ile Hazine ve Üçgüllük Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair İskenderun 3. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.04.2008 gün ve 86/99 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastroca tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı yaklaşık 10.000 m2. yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, tescil konusu taşınmazın olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılamayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki dere yatağı olduğunu, davacının Milli Emlak Müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçesiyle 2000 m2 yeri kullandığını, işgal tazminatı ödediğini, kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Belediye vekili, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, uyulan Yargıtay bozma ilamı uyarınca hüküm fıkrasında sınırları belirtilen 26.2.2008 günlü krokide A harfi ile gösterilen 10.739,54 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tescil konusu taşınmaz 1926 yılında Fransız hükümeti tarafından yapılan kadastro çalışmaları sırasında dere yatağı niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Davacı vekili imar-ihya ve 50 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıkların imar-ihya olgusunu doğrulamaları, ziraatçı uzman bilirkişinin tescil konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu bildirmesi ve bozmada belirtilen hususların yerine getirildiği gerekçesiyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Önceki bozma kararında da işaret edildiği üzere dere yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, aktif dere yatakları ile derelerin etki alanında bulunan yerlerin kazanılması mümkün olmaz. Görülmekte olan davada dava konusu taşınmazın aktif dere yatağı olmadığı belirlenmiştir. Davacı dilekçesinde 7000 m2, daha sonra açılan ve birleştirilen ikinci dava ile de 3738 m2 yerin tescilini istemiş ise de, bozmadan önce dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar 15.07.2004 günlü krokide A harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün uzun yıllar önce imar ve ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiğini, B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün de keşif tarihinden geriye doğru 20 yıl kadar önce ıslah edilerek tarım arazisi niteliği kazandırıldığını bildirmişlerdir. Açıklandığı üzere krokide A harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün aktif dere yatağı olmadığı, Zilli deresinden yaklaşık 15 m. kadar uzaklıkta olduğu, 3 ila 5 m. doğal kot farkı ile dereden ayrıldığı belirlenmiştir. Tüm bu açıklamalara göre 15.07.2004 günlü krokide belirtilen 9877.99 m2 yerin üzerinde kazanma koşullarının oluştuğu ve B harfi ile gösterilen 860.88 m2 yerin de dava tarihine göre kazanılmadığı açıklığa kavuşmuştur. Mahkemece B harfi ile gösterilen bölümün ıslah ve tasarruf durumu gözden kaçırılarak bu yerin de tesciline karar verilmiş olması doğru değildir. Son defa verilen hükümde yollamada bulunulan 26.02.2008 günlü krokili raporda A ve B harfleriyle belirtilen bölümler ayrı ayrı gösterilmemiştir. Bu nedenle bozmadan önceki krokili raporda A harfi ile gösterilen yer hakkındaki hüküm bölümünün bu aşamada onanması mümkün değildir. Teknik bilirkişi aracılığıyla yerinde yeniden keşif yapılarak 15.7.2004 günlü krokideki belirlemeler de gözönünde tutularak A ve B harfleriyle gösterilen bölümlerin alınacak krokili raporda ayrıntılı olarak ayrı ayrı belirlenip gösterilmesi, A harfi ile belirtilen bölüm hakkındaki davanın şimdiki gibi kabulüne, B harfi ile belirtilen bölüm hakkındaki davanın ise reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy