(2675 S. K. m. 23) (4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: L. D. F. ve C. A. F. ile A. Ş. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve tazminat davasının reddine dair Didim (Yenihisar) Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 09.01.2008 gün ve 248/4 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.03.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat A. S. geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar L. D. F. ve arkadaşı vekili, dava konusu 1140 ada 1 parselin 50/642 arsa paylı 9 numaralı bağımsız bölümünün tapu maliki olan davalılardan J. P. S. ve B. M. S. vekili olan diğer davalı Avukat M. C.'den 19.8.2004 tarihli senet ile satın ve devralındığını, ancak tapu devrinin yapılmadığını, bir süre sonra tapu Kaydının muvazaalı olarak diğer davalı A. Ş.'a satıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini, bu isteklerinin yerinde görülmemesi durumunda satış bedelinin davalılardan tazmin edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sonradan tazminata ilişkin istek bölümü ana dosyadan ayrılarak başka esas numarası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı A. Ş. vekili, vekil edeninin tapuya güvenerek satın ve devraldığını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece, tapulu taşınmazların satış ve devrinin resmi şekilde yapılması gerektiği, tapu dışı yolla satışın geçersiz olduğu gerekçesiyle iptal ve tescil davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 23. maddesinde aynen ...Taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki mülkiyet hakkı ve diğer ayni haklar malların bulunduğu yer hukukuna tabidir. Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklara ilişkin hukuki işlemler şekil yönünden bu malların bulundukları yer hukukuna tabidir... denilmektedir. Buna göre, dayanak tapu dışı 19.8.2004 tarihli satış sözleşmesi yabancı uyruklu davacılar ile davalılar arasında Türkiye'de yapıldığından ve Türkiye'de bulunan taşınmazın satışı amaçlandığından uyuşmazlığın çözümünde Türkiye Cumhuriyeti Kanunları uygulanacaktır.
Tapu dışı satışın yapıldığı tarihte dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın tapu dışı satışı Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddesi hükümleri karşısında geçersizdir. Böyle bir satış tapu dışı satın ve devralan kişiye herhangi bir hak bahşetmez. Mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna uygundur.
Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkeme hükmünün onanmasına ve aşağıda dökümü yazılı 14,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına 17.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy