(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 17)
Dava: S. Ç. ile Hazine ve Hacıoğlan Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Durağan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.07.2008 gün ve 54/58 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak kadastroca tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı 7 kıta taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, tescil konusu taşınmazların olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılamayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy temsilcisi davaya karşı herhangi bir cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin A ve G bentlerinde belirtilen taşınmazlar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapusuz taşınmazların TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi hükümleri uyarınca tescili isteğine ilişkindir. Dosya arasındaki tebligat parçalan, vekaletname ve diğer belgelere göre davacı S. Ç.'m davalı Hacıoğlan Köyü Temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır. Belgelerdeki imza benzerliği bu sonucu ortaya koymaktadır. Gerçekten de davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi ile davacı aynı kişi ise görülmekte olan dava nedeniyle ortaya çıkan menfaat çatışması nedeniyle davacının köyü temsil etmesi mümkün olmaz. Mahkemece bu yön üzerinde durulmamıştır. Davacının köy temsilcisi olup olmadığının araştırılması, köy temsilcisi ise Köy Kanunu hükümleri uyarınca köy derneğince bu davada köyü temsil edecek kişinin belirlenmesi için ilgili mercilere müzekkere yazılması, köy derneğince atanan temsilciye tebligat yapılması, yargılamaya geldiği taktirde onun huzuru ile davaya devam olunması gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy