(4721 S. K. m. 640, 702)
Dava ve Karar: İ. O. ve müşterekleri ile N. K. ve müşterekleri aralarındaki miras paylaşımı nedeniyle tapu iptali, tescil ve evin mülkiyetinin tespiti davasının reddine dair Uşak 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.07.2008 gün ve 65/235 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar S. O. ve İ. O. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı İ. O. vekili, miras ve taksime dayanarak dava konusu 285 parselin 2000 m²'lik kısmının iptali ile müvekkili adına tesciline ve parsel üzerindeki evin müvekkili tarafından yaptırıldığının tespitine karar verilmesini istemiş, yargılamanın devamı sırasında davacının ölümü üzerine mirasçılarından İ. ve S. O. vekili aynı talepleri tekrar etmiş, 9.6.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle de tescili istenen miktarın 2215 m² ye çıkarıldığını bildirmiştir.
Davalılar N. K. ve H. C. vekilleri davanın reddini savunmuş, davalı S. A. ve A. G. davayı kabul ettiklerini bildirmişler, diğer davalılar savunma yapmamışlardır.
Mahkemece, ifrazın mümkün olmaması ve ölen davacı İ. O.'ın mirasçılarının tümünün davayı takip etmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmü, davacılardan İ. ve S. O. vekili temyiz etmiştir.
Davacı İ. vekili, muris M. O.'ın sağlığında düzenlenen 22.12.1992 tarihli taksim sözleşmesine dayanarak tapu iptali, tescil ile parsel üzerinde bulunan evin mülkiyetinin tespiti isteğinde bulunmuştur. Başka anlatımla, davacı taraf, veraset ilamındaki miras payına değil, tam tersi taksim sözleşmesi uyarınca tereke malı olmaktan çıkmış dava konusu 2215 m² yüzölçümündeki kısmın tescilini istemektedir. Bu açıklamaya göre, dava sırasında ölen davacı İ. ile davalılar N. ve arkadaşları arasındaki ihtilaf mirasçılık sıfatından değil, miras taksim sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Somut olayda, görülmekte olan dava sırasında ölen davacı İ.'in terekesi elbirliği mülkiyeti hükmüne tabidir. Tüm mirasçılara tebligat yapılmışsa da mirasçılarından sadece İ. ve S. O. vekil aracılığıyla davayı devam ettirmeye çalışmışlardır. Diğer mirasçılara sadece dava dilekçesinin tebliği taraf teşkilinin sağlandığı şeklinde değerlendirilemez. İ. ve S. vekili 21.2.2008 tarihli duruşmada davayı İ. ve S. yönünden devam ettireceklerini bildirmiştir. TMK.nun 640 ve 702. maddesi hükümleri uyarınca birlikte tasarruf etme esası göz önünde tutularak diğer mirasçıların açılmış bulunan davaya olurlarının alınmak suretiyle katılmalarının sağlanması, yada miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle onun huzuruyla davaya devam olunması gerekir. Kamu düzeni ile ilgili olan dava şartının tamamlanması bakımından davayı takip eden davacılar vekiline süre ve imkan verilmeli, dava şartı yerine getirilirse yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esasi hakkında olumlu olumsuz karar verilmeli, yukarıda açıklandığı gibi kesin süreye rağmen İ.'in diğer mirasçıları yönünden taraf teşkili sağlanamazsa şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacılara açıklanan imkan tanınmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, belediye sınırları ve mücavir alan dışında kalan dava konusu taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığının belirlenmesi bakımından Uşak Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün karşılık yazısı yetersiz olduğu halde ifrazının mümkün olmadığı düşüncesiyle yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davacılar İ. ve S. O. vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 14,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 17.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy