(4721 S. K. m. 640, 701, 702)
Dava ve Karar: Hanım Şahiner ile Hazine ve Arife Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki mera Hakimliğinden verilen 23.10.2007 tarih ve 136/170 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı Hanım Şahiner vekili, dava konusu 755 ve 756 parsellerin miras bırakandan kaldığını, eklemeli zilyetliğin bulunduğunu ileri sürerek mera sınırlandırmasının iptaliyle Halil Şahiner'in bütün mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini savunmuş, sair davalı Arife Köyü savunma yapmamıştır.
Mahkemece, davacı vekiline verilen kesin önele rağmen sair mirasçıların davaya katılımını sağlamadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Miras bırakanın dosya arasında bulunan mirasçılık belgesine göre ölüm tarihi itibarıyla terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, davada bütün mirasçıların adına tescil istenilmiştir. TMK. nun 701. maddesine göre; Kanun veya kanunda ön görülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belirli pay veya payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup, terekenin tamamını kapsar. Aynı Yasanın 702. maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde bütün ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmakta tasarrufi bir işlem olduğuna göre, mirasçılardan birinin ya da bir kaçının açılan davayı sonuçlandırmaları mümkün değildir. Başka bir anlatımla bir veya birkaç mirasçının elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tasarruf da bulunma yetkileri bulunmamaktadır. Buna göre; mirasçılardan birinin ya da bir kaçının açtığı davaya TMK. nun 640. maddesi hükmü gözönünde tutularak sair mirasçıların katılmalarının sağlanması veya yöntemine uygun bir şekilde onaylarının alınması ya da miras ortaklığına bir temsilci atanması suretiyle davaya bakılıp yürütülmesi gerekir.
Mahkemece, bu usuli eksikliğin yerine getirilmesi için davacı vekiline 23.10.2007 günlü oturumda kesin önel verilmesine rağmen haklı bir neden ileri sürülmeden davacı dışındaki sair mirasçıların davaya katılımları sağlanmadığından yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 13,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 90 YKR'nin temyiz edenden alınmasına 04.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy