(3402 S. K. m. 12)
Dava ve Karar : S. M. Ö., M. S. Ö. ve asli müdahil Z. A. T. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Muş Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 18.07.2008 gün ve 402/387 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi asli müdahil Z. A. T. tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar S. M. ve M. S. Ö., kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 109 ada 142 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davaya katılan davacı Z. A. T., harç yatırmak suretiyle katıldığı davada dava konusu taşınmazın bir kısmında hak sahibi olduğunu, keşifte belirlenen kısma ait tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacağını, mer'a niteliğinde bulunduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacılar ve katılan davacı lehine olağanüstü zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, katılan davacı Z. A. T. tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davaya katılan davacı, kadastrodan önceki nedenlere dayanarak 109 ada 142 parsele ait tapu kaydının kısmen iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Dava konusu 109 ada 142 parsele ait tutanak 07.03.1997 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan davada ise, Z. A. T. 07.05.2007 tarihinde harç yatırmak suretiyle davaya katılmış olup, dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağının kesinleştiği tarihten davaya katılma tarihine kadar 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre kaçırılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık hak düşürücü süre olumsuz dava koşulu olup, tüm defi ve itirazlardan önce nazara alınır. Katılan davacı yönünden hak düşürücü süre geçtiğine göre, davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, hüküm redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru bulunmaktadır.
Katılan davacı Z. A. T.'nın temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibari ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 25.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy