(4721 S. K. m. 220)
Dava: Davacı H. D. ile davalı A. D. arasındaki davanın yapılan yargılama sonunda kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekiliyle davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Davacıyla davalı 12.10.1993 tarihinde evlenmişler, 09.04.2004 tarihinde açılan dava sonunda 02.05.2007 tarihinde kesinleşen ilamla boşanmışlardır. Evlenme tarihiyle 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihi arasında taraflar arasında mal ayrılığı, bu tarihten sonra ise yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi 09.04.2004 tarihinde sona ermiştir. Narenciye bahçesi vasfındaki 370 ada 4 parsel Ş. D. adına tapuda kayıtlı iken 18.09.2003 tarihinde davalı A. D.'ye tapuda satılmıştır. Toplanan deliller, tanık beyanları ve 15.10.2002 tarihli miras taksim sözleşmesine göre, tapuda satış yazılı ise de davalı A.'in annesi Ş.'nin taşınmazlarını sağlığında mirasçıları arasında paylaştırdığı ve 370 ada 4 parselin de Adem D.ye verildiği, karşılığında bir bedel de alınmadığı anlaşıldığına göre mahkemece TMK.nun 220/2 nci maddesi gereğince davalı A.'in kişisel malı olarak kabul edilmesi doğrudur. Ancak davacı tarafından bu taşınmaz üzerine bina yapıldığı ve edinilmiş mal olan binaya yapılan katkı nedeniyle talepte bulunulduğuna göre istek, değer artışından kaynaklanan alacağa (TMK.nun 227/1) ilişkindir. Bu talebin esası hakkında tarafların delillerinin toplanması, davacı kadının katkısı kanıtlandığı takdirde dava konusu yapılan binanın katkı tarihindeki durumu ve değerine göre yapılan katkı oranının belirlenmesi, binanın katkı tarihindeki durumunun tasfiye tarihindeki (temyize konu davanın karar tarihine göre) değeri karar tarihindeki değer olarak kabul edilip, katkı oranıyla çarpılarak bulunacak miktarın değer artış payı olarak belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca hüküm kurulması gerekir. Mahkemece yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmiş olması doğru olmayıp davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bu bölümünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre vekalet ücretine yönelen temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Sonuç: Davalı vekilinin ziynet eşyalarına yönelen temyiz itirazlarına gelince; mahkemece ziynetlerin davacı tarafından götürüldüğü ve harcandığının belirlenmediği, davalının ileri sürdüğü savunmanın dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile bu bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı şiddet kullanılarak evden ayrıldığı konusunda bir iddiada bulunmamıştır. Diğer taraftan bu eşyalar rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nevidendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkündür. Bu koşullar altında evi terk ederken niteliği gereği kadının kullanımında olan ziynetleri evde bırakması hayatın olağan akışına uygun düşmez. Davacı taraf, ziynet eşyalarının varlığını, evi terk etmeden önce bunların davalı kocası tarafından zorla elinden alındığını, götürülmesine engel olunduğunu veya davalı kocası tarafından alınarak satıldığı, şahsi mal alımı ve harcamalarda kullanıldığını ispat etmek zorundadır. 12.05.2005 tarihli yargılama oturumunda dinlenen davacı tanıkları davacının babaevine döndüğünde üzerinde ziynet eşyası bulunmadığını, eşinin alıp harcadığını davacıdan öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Ziynet eşyalarının neler olduğu belli olmadığı gibi bu beyanlar da davacının iddiasını ispata yeterli ve detaylı değildir. Bu nedenle bu konuda tarafların tüm tanıklarının yeniden dinlenmeleri, ziynet eşyalarının neler olduğu, davalı tarafından alınıp satılmaları veya harcanmalarıyla ilgili iddialar konusunda olaylara dayalı görgü ve bilgilerinin sorulması ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, mahkemece ispat yükünün davacıda olduğu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle ziynet eşyalarına ilişkin hüküm bölümünün de BOZULMASINA ve 135,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadelerine 11.05.2009 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy