(743 S. K. m. 152)
Dava: Hülya ile Şaban, ihbar olunan Meliha aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kayseri 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 20.03.2008 gün ve 1103/274 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.09.2009 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı Şaban vekili Avukat T.Ç. ve karşı taraftan davacı Hülya vekili Avukat N.Ö. geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hülya vekili, evlilik birliği içinde alınarak davalı kocanın adına tescil edilen 1105 ada 106 parseldeki 6 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, 13.01.2003 tarihli ıslah dilekçesiyle tapu iptali ile tescil isteklerinin yerinde görülmemesi durumunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000.-TL katkı payı alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şaban vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının reddine, alacağa ilişkin davanın kısmen kabulü ile 7200.-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 04.05.1995 tarihinde evlenmiş, 04.01.2002 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 17.12.2002 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava konusu taşınmaz 04.08.1999 tarihinde satın alınarak davalı koca adına tescil edilmiş, 12.11.2001 tarihinde ise ihbar olunan davalının kız kardeşi Meliha'ya devredilmiştir. Mal varlığı, mal ayrılığı döneminde edinildiğinden Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Doktor olan tarafların dosya arasında bulunan gelir belgelerine göre, taşınmazın edinme tarihi itibarıyla davacının toplam geliri 5.969,66.-TL, davalının ise 9.482,73.-TL'dir. Hukukçu ve mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 30.07.2007 tarihli raporda davacının katkısının % 15 olduğu belirtilmekle birlikte bu katkı oranına hangi yolla varıldığı açıklanmamıştır. Sonradan düzenlenen ek raporda, davalı kocanın evi geçindirme yükümlülüğünün göz önünde bulundurulduğu belirtilmiş ise de bunun somut verilerle açıklaması ve oranı gösterilmediğinden usul ve yasaya uygun olmayan söz konusu bilirkişi raporları hükme esas alınamaz.
Mahkemece, tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önünde bulundurularak kişisel harcamaları ve 743 sayılı TKM'nin 152. maddesine göre davalı kocanın aileyi geçindirme yükümlülüğü göz önünde bulundurularak taşınmazın edinme tarihi itibarıyla tarafların yapabilecekleri tasarruf miktarı hesaplandıktan sonra katkı oranlarının belirlenmesi, bundan sonra tespit edilmiş olan oranın taşınmazın belirlenmiş olan dava tarihindeki değeri ile çarpılarak davacının katkı payı alacağının saptanması için bir hukukçu, bir mali müşavir ve bir bankacıdan oluşan bilirkişi kurulundan taraflar, mahkeme ve Yargıtay'ın denetimine açık rapor alınması, ondan sonra esas hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 14,00.-TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine ve yine 97,20.-TL peşin harcın da istek halinde davalıya iadesine 29.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy