(2981 S. K. m. 10, 13)
Dava: Mustafa Şanlı ile Kepez Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Antalya 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.10.2008 gün ve 523/397 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, öncesi 480 parsel olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tapuca kayıtlı iken Kepez Belediyesine devredilen ve daha sonra yapılan imar uygulaması sonucunda yeniden davalı Kepez Belediyesi adına kayıtlı olan 27091 ada 1 parselin 500 m2'lik kısmı için 2981 sayılı Kanuna istinaden vekil edeni tarafından 07.12.1986 tarihinde başvuruda bulunularak bedelinin de ödenmesine rağmen tapu tahsis belgesinin verilmediğini, kendilerine tapu tahsis belgesi verilmesine ilişkin istemlerinin davalı idarece reddedilmesi nedeniyle Antalya 1. İdare Mahkemesinde dava açtıklarını açıklayarak vekil edenine ait gecekondunun bulunduğu arsa bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kepez Belediyesi vekili, davacıya herhangi bir tapu tahsis belgesinin verilmesinin söz konusu olmadığını tapu tahsis belgesi olmadan açılan bu davanın dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 2981 sayılı Kanuna istinaden hak sahibi olmalarına rağmen tapu tahsis belgesi alamama nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, öncesi itibariyle Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tapuca kayıtlı iken devir ve imar uygulamaları sonucunda davalı Belediye adına kaydedilen 27091 ada 1 parsel içinde kalan ve davacının gecekondusunun bulunduğu taşınmaz bölümünde, taşınmazın tapuya kaydedilmesinden önce başlayan zilyetlik hukuki nedenine dayanılarak açılmış bir dava var olmadığına, taşınmazın tapulu hale gelmesinden sonra başlayan zilyetliğin kendiliğinden edinim sağlamayacağının açık bulunmasına ve uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümü bakımından dava tarihi itibariyle davacı yana verilmiş her hangi bir tapu tahsis belgesinin olmadığının anlaşılmış olmasına, davacının daha sonra tapu tahsis belgesi alması durumunda ise yeniden dava açmasının mümkün bulunmasına göre, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 14,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,60 TL'nın temyiz edenden alınmasına, 19.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy